menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ağaçlara borcumuz var (2)

31 0
25.06.2026

Başlıktaki yazımızın birincisinde ormanların yalnızca ağaçlardan ibaret olmadığını, bir ülkenin ekolojik hafızasını, doğal zenginliğini ve geleceğini temsil ettiğini ifade etmeye çalışmıştık. Ancak meselenin bir başka boyutu daha var: Ormanlarımızı nasıl koruyacağız?

Bu soruya cevap ararken gözümüzü dünyanın farklı ülkelerine çevirmekte fayda var. Çünkü iklim değişikliği, kuraklık ve aşırı sıcaklıklar yalnızca Türkiye'nin değil, bütün insanlığın ortak meselesi hâline gelmiş durumda. Bu nedenle birçok ülke, orman yangınlarıyla mücadelede önemli tecrübeler biriktirmiştir.

Dikkat çekici olan husus ise başarılı ülkelerin yangınla mücadeleyi yalnızca itfaiye, uçak veya helikopter meselesi olarak görmemeleridir. Bu ülkelerde mücadele dört temel sütun üzerine inşa edilmektedir: eğitim, teknoloji, planlama ve caydırıcılık.

Birinci sütun eğitimdir.

ABD ve İskandinav ülkelerinde çocuklar erken yaşlardan itibaren doğa bilinciyle yetiştirilmektedir. Özellikle Finlandiya'da orman kültürü eğitim sisteminin doğal bir parçası hâline gelmiştir. İnsanlar ormanı yalnızca ekonomik bir kaynak olarak değil, korunması gereken ortak bir miras olarak görmektedir. Bu nedenle yangınla mücadele, yangın çıktıktan sonra değil, bireyin zihninde başlamaktadır.

İkinci sütun teknolojidir.

Kanada, İsveç ve Almanya gibi ülkelerde uydu görüntüleri, sensör ağları, termal kameralar ve yapay zekâ destekli risk analizleri kullanılmaktadır. Amaç yangın çıktıktan sonra müdahale etmek değil, riskleri önceden tespit ederek önleyici tedbirler almaktır. Günümüzde afet yönetiminin başarısı, yalnızca sahadaki insan gücüyle........

© Milat