menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çorum Anadolu Şiir Akşamları: Rüzgârın, şiirin ve vefa sınavının ardından

6 0
16.08.2026

Cihannüma Derneği’nin öncülüğünde altıncısı Çorum’da düzenlenen Anadolu Şiir Akşamları’nın bir önceki buluşması Kars’ta gerçekleştirilmişti. Elde olmayan sebeplerle o programa katılamamıştım.

Daha önce de Çorum’da düzenlenen Elvan Çelebi Şiir Akşamı’na davet edilmiştim. 2022’de yapılan bu program, Çorum merkezine yaklaşık yirmi kilometre uzaklıktaki Elvan Çelebi köyünde icra edilmişti. Şairler şehir merkezinden alınarak köye götürülmüş; önce Elvan Çelebi Türbesi ziyaret edilmiş, ardından açık havada türbenin önünde hazırlanan alanda şiir gecesine geçilmişti.

Fakat aniden başlayan yağmur, bizi hem meydandaki dostlardan alıkoymuş hem de az önce huşu içinde ziyaret ettiğimiz türbeyi sığınılacak bir melce haline getirmişti. Programın devamını, köy odası veya çok amaçlı salon olarak bilinen kapalı mekânda icra etmek zorunda kalmıştık. Oradaki köylülerin samimi yaklaşımı ve ikramları, Anadolu’da güzelliğin, dayanışmanın ve misafirperverliğin en güzel örneklerinden biri olarak hafızamıza kazınmıştı.

Bu yılki Çorum Şiir Akşamları ise farklı bir mekânda, Çorumlu Obası’nda yapılacaktı. Tıpkı Elvan Çelebi köyü gibi şehirden uzak ve yüksek bir tepede yer alan bu merkeze minibüsümüz zor da olsa çıkmayı başarmıştı. Yola çıkarken, "Edebiyat dostları bu dağın başına nasıl gelecek, araçlarına yer bulabilecekler mi?" diye küçük bir kaygı taşımıştım. Ne var ki, güzel sözün peşinden koşan ve çağrıya icabet eden gönül dostları oradaydı. Hatta daha önce Çorum’da tanıştığımız kıymetli simaları da yeniden görme imkânı bulduk.

Çorumlu Obası; Osmanlı-Selçuklu geleneğine uygun olarak inşa edilen kubbeli bir çadırın etrafındaki külliye niteliğindeki yapısıyla, bölgede örnek bir gençlik kampı hizmeti veriyor. Şiirlerimizi kubbeli çadırın içerisinde okuyacağımızı düşünmüştük; ancak organizasyon heyeti, çadırın hemen girişine şairler ve dinleyiciler için platform ve oturma alanları hazırlamıştı.

Şiir akşamının selamlama konuşmasının da akşamın ruhuna yakışır bir üslupla yapılması gerekirdi. Nitekim Cihannüma Genel Başkanı Selim Cerrah, tam anlamıyla "şiirce" bir konuşma yaptı. Konuşmasının satır aralarından akılda kalanlar şunlardı:

“Âşık Veysel, Anadolu irfanının ete kemiğe bürünmüş büyük önderlerinden biridir. Sekiz yaşında gözlerini kaybetmiş, ömrü boyunca sazıyla şiirler inşa etmiş, türkü söylemiştir. Ancak Âşık Veysel’in çok ilginç bir özelliği vardır: Kırk yaşına kadar kendi eserlerini söylememiş, hep başkalarının şiirlerini seslendirmiştir. Çünkü kırk yaş kemâl ve olgunluk yaşıdır; o yaştan sonra kendi çalmış, kendi söylemiştir.”

Selim Cerrah, konuşmasını Âşık Veysel’in şu dizeleriyle taçlandırdı:

Anlatamam derdimi dertsiz insana,

Dert çekmeyen dert kıymetin bilemez.

Derdim bana derman imiş bilmedim,

Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz.

Selamlama konuşmalarının ve tanışma faslının ardından şairler, şiirlerini okumaya başladılar. Derken, Kuzey’den gelen sert bir rüzgâr vücutlarımızı, hatta ruhlarımızı üşütmeye başladı. Programın sunuculuğunu........

© Milat