menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Kur’an Dervişi: Kemal Kelleci

36 0
13.09.2026

Kemal Kelleci Hocamızın vefat haberini aldım. Allah rahmet eylesin. Ardından bir yazıyla helalleşmek istedim.

Kemal Kelleci’nin hayat hikâyesini kaleme alan bir kaynakta kendisi için “halk aydını” ifadesi kullanılıyordu. Bu tabir çok hoşuma gitti doğrusu. Biz “Kur’an Dervişi” diyoruz, onlar “halk aydını” diyor. Kavramlar bile bakış açılarımızı törpülüyor. Bir fikir adamı ve yazar olan Kemal Kelleci’ye halk aydını demek nereden akıllarına gelmiş bilmiyorum. Şair Metin Önal Mengüşoğlu’nun Cila Kül ve Kefen şiirini hatırladım. Şöyle diyordu şair mısralarında:

“Kimdir sizi halk eden (yaratan), milletiniz ne güzel / Siyahlar, sarı ırklar, beyaz, kırmızı tenler ansızın halk oldunuz.”

Benim nazarımda ona fikir adamı, yazar ve “Kur’an Dervişi” demek daha efdal… Ankara'nın ve dahası Anadolu'nun manevi mimarlarından desek yeridir. Hatta hatıralarını topladığı kitabına atıfta bulunarak “Kapıdaki Yabancı Kemal Kelleci” de diyebiliriz.

İlk gençlik yıllarında Ankara’ya gelen Kemal Kelleci; Osman Turan, M. Akif İnan ve Recep Doksat’la beraber Türk Ocakları’nda çalıştı. Konyalı felsefeci Hamdi Ragıp Atademir, Nurettin Topçu, Mustafa Yazgan, Necip Fazıl Kısakürek ve Sezai Karakoç gibi şair ve fikir adamlarını Ankara’da ve Anadolu’nun çeşitli yerlerinde organize etti. Hayatının büyük kısmını Ankara’da geçirse de ömrünü İstanbul ve Anadolu’ya Kur’an-ı Kerim taşıyarak sürdürdü. İslam ve Kur’an hakkındaki şu tespiti oldukça manidardır:

“Bizim zamanımızda Otuz İki Farz, Namaz Hocası gibi kitaplar vardı. Biz Elli Dört Farz’ı bile bilmezdik. Konyalı Mehmed Vehbi Efendi’nin,........

© Milat