Kim Kimin Efendisi?
Bu yazıyı aylar önce kaleme almıştım. Son günlerde yaşanan acı hadiseler ve özellikle öğretmenlerimizin ve yavrularımızın hedef alındığı saldırılar sonrası, birkaç küçük güncellemeyle yeniden istifadenize sunuyorum.
Efendimiz şöyle buyuruyor. "Köle kadınların efendilerini doğurmaları" Bugün, öğretmenlerimizin ve yavrularımızın hedef alındığı saldırıların ardından bu söz yeniden aklıma geliyor. İçimiz yanıyor. Kelimeler yetmiyor. Ama bu acılar, sadece güvenlik meselesini değil, daha derin bir çözülmeyi de sorgulamaya zorluyor bizi. Bu ifade çoğu zaman tarihsel bir bağlama sıkıştırılır. Kölelik düzeni hatırlanır. Fiziksel bir tahakküm, bir statü anlaşılır. Oysa Efendimiz’in (sav) açıklamaları yalnızca bir dönemi değil, insanın değişmeyen zaaflarını işaret eder. Burada mesele kölelikten çok daha derin öyle anlıyorum. Anlatılan şey, rollerin tersine dönmesi. Yani otoritenin yer değiştirmesi. Söz söylemesi gerekenin susması. Yön vermesi gerekenin yönlendirilmesi. Bugün efendi kim? Bugün kim kimin etrafında dönüyor? Anne babalık, giderek çocuğun merkezde olduğu bir düzene evrildi. Ev onun ritmine göre kuruluyor. Günler, planlar, hatta yetişkinlerin ruh hali bile çocuğun isteklerine göre şekilleniyor. Anne baba farkında olmadan geri çekiliyor. Yönetmek yerine uyum sağlamayı seçiyor. Rehberlik etmek yerine memnun etmeye çalışıyor. Bir zamanlar anne baba olmak, sınır çizebilmekti. Yol göstermekti. "Buraya kadar" diyebilmekti. Bugün ise sınır kelimesi sertlik, "hayır" kelimesi sevgisizlik gibi algılanıyor. Oysa........
