İki Ramazan Arası Bir Veda: Yasemin kardeşimin Ardından
İstanbul’un o meşhur, insanı nefessiz bırakan 2012 yılının Temmuz sıcağıydı... Takvimler yine mübarek bir Ramazan ayını gösteriyordu. 31 yıllık meslek hayatımın "ikinci baharı" için Milat Gazetesi’nin kapısından içeri girdiğimde, sadece yeni bir işe değil, sonradan "kardeş" diyeceğim güzel insanlara da ilk adımı atmıştım. İşte Yasemin Hanım’ı; o günlerde, Zeytinburnu’nun kalabalık gazete merkezinde haber telaşında tanıdım.
SESSİZ BİR VAKUR, DERİN BİR NEZAKET
Yasemin kardeşimiz; mutaassıp duruşu, kendine has çizgisi ve o hayranlık uyandıran ağırbaşlılığıyla yazı işlerinin sessiz gücüydü. Hem mektepliydi hem de yüksek lisansıyla ilmini derinleştiriyordu. Ama onu asıl farklı kılan, işine olan sarsılmaz saygısıydı. Bir haberin teyidini almadan sayfaya koymaz, hata gördüğünde o yumuşak mizaçlı kız gider, yerine meslek ahlakı için elif gibi........
