Taraf mısınız, taraftar mı?..
Yıllar evvel bir devlet büyüğümüz veciz bir söz söylemişti:
“Yanlışın en tehlikelisi doğruya en yakın olan yanlıştır. Çünkü onu doğrudan ayırmak zordur”
İnsanları ve toplumları kaos ve karmaşa ile şekillendirip biçimlendirmek isteyen küresel toplum mühendislerinin bu cümleden olarak zihinlere çektikleri en derin ve korkunç operasyonların başında kavram kargaşası gelir. İnsanların ve toplumların hayatlarında karşı karşıya kaldıkları kaos ve karmaşanın anası onların bir türlü içinden çıkamadıkları kavram karmaşasıdır.
Siyaset ile politika, ahlak ile etik, ıslah ile reform, adalet ile eşitlik, hakikat ile gerçek birbirleriyle karıştırılan kavramlar deryasından sadece birkaç katre..
Dünya kupası maçlarında taşkınlık ve çılgınlıkta sınır tanımayan, ıslık ve tezahüratlarıyla adeta yeri göğü inleten, hal ve hareketleriyle kendilerini futbolda kaybeden ve her geçen gün sayıları artan taraftar olgusu bendenizi hem endişelendirdi, hem de düşündürdü. Huzur, sükunet ve asayiş adına endişelenirken taraf olma ve taraftar olma kavramları üzerine de hayli tefekkür ettim.
Peki taraf olmak nedir?
Taraftar olmak nedir?
İkisi arasında ne gibi farklılıklar vardır? İnsan taraf mı olmalı, taraftar mı?
Taraf olmak bağlılıktır, taraftar olmak ise bir tür bağımlılık.
Taraf olan kişi ve gruplar sözlerini;........
