Hayatın İçinden Kısa Kısa-140
YAVUZ SULTAN SELİM HAN’IN ÖLÜM ANINI NEDİMİ HASAN CAN ANLATIYOR
Yavuz’un sırtında ‘şîr-i pençe’ denilen bir çıban çıkmıştı. Çıban kısa zamanda büyüdü. Bir delik halini aldı. Öyle ki Sultanımızın ciğeri görülüyordu. Kendisi mustaripti. Adeta yaralı bir aslan gibiydi. Acziyeti kabullenemiyor, askerlerine taktik ve talimat veriyordu. Yanına yaklaştım, ona kendi halini kast ederek, Hasan Can, bu ne haldir dedi. Ben de fani yolculuğun sonuna geldiğini sezdiğim için, Padişahım Allah’la (cc) beraber olma zamanınız geldi dedim. Sultan yüzüme döndü. Hayretle baktı.Hasan Hasan, sen beni bu ana kadar kiminle beraber zannedersin? Allah’a (cc) teveccühümüzde bir kusur mu gördün? Bu sözler karşısında, mahcup oldum. Hayır sultanım, maksadım içinde bulunduğunuz durumun, diğer zamanlardan farklı olduğunu beyan için söyledim. Bana döndü, Hasan, Sure-i Yasin oku dedi. Ağlayarak tilavete başladım. Selâm ayetine gelince, ruhunu teslim etti.Rabbiyle beraber olanların son hali böyle. Olmayanlar son nefeslerinde bu nimete layık olamazlar. Bu yüzdendir ki, güzel bir ölüm için, hayatta Kitap ve Sünnete........
