Kerpiç Ev
Benim çocukluğumun geçtiği yerEreğli Doğualagöz Mahallesi'nde.İki katlı bir kerpiç ev,Sıvası yoktu o zaman.Dışarıdan tahta bir merdivenle çıkılan,İki oda bir mabeyn,Bir elma bahçesinin önünde.Çocukken ben çok dindardım.Söylenirdim anneme:"Allah'a inanılmıyor mu?Neden namaz kılmıyor kimse?"Bir ayçiçeği sapı aldım elime,Yunus Emre oldum.Elimde asam ileGezdim biraz öylece.Bir gün asam kayboldu,Bıraktığım yerde yoktuAma inancım duruyordu kalbimde."Baba, beni Kur'an kursuna gönder,Sonra imam hatibe.İslam âlimi olacağım ben."Buydu hayat gayem.
Ereğli'de merkezdeBir Kur'an kursu vardı.Oraya götürdü babam.Sığmıyor içim içime.Bir hoca var, badem bıyıklı.Gülmüyor hiç yüzü,Ciddi mi ciddi...Korkuyor insan onu görünce.Java motoruyla geliyor.O gelmeden anlıyor herkes.Motorun sesini duyanHizaya geçiyor önce.Bizi okutuyor onun talebeleri,Yaşları bizden büyükçe.Birinin elinde uzun bir sopa...Elifba'dan okunan her yanlıştaİniyor kafamıza,Yerinden kalkmıyor bile.Birinin elinde kısa sopa:"Nokta var bu harfin karnında."O nokta kafamızdaBir şişlik oluyor anında.Sonra kaçtık kurstan arkadaşlarla.Gittik özgürce tren yolu boyunca.Kaçış o kaçış, dönmedik bir daha.Âlim olalım derkenTalebe bile olamadık.Hâlâ bugün bileNağmeli çekiyorum da besmeleyi,Kekeliyorum surelere gelince.
Talebe çoktu o vakitler...Babalar getirmiş çocuklarını,"Eti senin kemiği benim" deyipAtmışlar çocukları önlerine,Geri dönüp bakmamışlar bile.Sonradan öğrendim bir kitaptan:Nuh Peygamber 950 sene,O koca........
