Kur'an'daki İslam'a Teslimiyyet
Türkiye’de kendilerine İslamcı diyebileceğimiz modernist fikirliler temellerinin Kurana dayalı olduğunu iddia etmelerine rağmen, sağlam bir imâni ve itikadi bir davete sahip olmayan düşünceleri başta olmak üzere, İslam adına ortaya çıktıklarını iddia ettikleri bütün düşünceleri karmaşık, düzensiz ve öngörülemezlikleri nedeniyle kaotik bir yapıya sahiptir.
Hâlbuki İslâm, insan hayatının bütün yönlerini bir nizam ve sistem bütünlüğü içinde düzenleyen bir sistem olmakla ne kendisi, ne de Müslümanlar için bir sistemsizlik ve kargaşa söz konusu değildir.
Bu anlamda tanım olarak İslâm, ilk peygamber Hz. Âdem’den (as) son peygamber Hz. Muhammed’e (sav) kadarki bütün resul ve nebilerin tebliğ ettiği ve örneklendirerek hayata uyguladığı ilahi dindir.
Rabbimizin(cc) içinde itikad, ibadet, ahlâk ve siyasi ahkâm da dâhil olmak üzere, dünya ve ahiret meselelerinin tümünü kapsayan ilâhî sistemini insanlara, Kuranı Kerim ve Hz. Muhammed(sav)in Sahih Sünneti aracılığı ile bildirdiği ve beyan ettiği dinin adıdır İslam.
Bundan dolayıdır ki; Kur’an’da İslâm ve teslimiyet üzerinde defalarca dikkat çekilen bir mefhum olmuştur.
İslam’da insanların Hz. Allah’a(cc) boyun eğip O’na itaat etmek suretiyle, kulun kendisini iman ve ihlâs ile Allah’a teslim etmesi anlayışı, Müslümanlara başta Hz. İbrahim(as) ve Hz. Yakub(as) evlatları ile Hz. İsa’ya iman eden havarilerin teslimiyeti gibi örnekler halinde açıklanmıştır.
Bu teslimiyetten sapmak ise, kişinin kendi isteklerine boyun eğmesi, heva ve........
