Kurban İbadetinin Ekonomiyle İmtihanı
Kurban ibadeti, Habil’in ihlâs ve samimiyetle Allah’a sunduğu kurbanın kabul edilmesiyle başlamıştır. Daha sonra Hz. İbrahim, oğlu Hz. İsmail’i kurban etmekle emrolunduğunda bu büyük imtihan karşısında Allah’ın emrine teslim olmuş; Hz. İsmail de aynı teslimiyetle bu ilahî emre boyun eğmiştir. Bunun üzerine Allah tarafından gökten bir koç indirilmiş ve Hz İsmail'in kurban bedeli olmuştur. Böylece kurban ibadeti, Peygamber Efendimiz’in sünnetiyle devam etmiş; mali imkânı yerinde (81 gram altın veya eş değeri) olan her Müslümana vacip kılınmıştır.
Türkiye’de son yıllarda kesilen kurban sayısında gözle görülür bir düşüş meydana gelmektedir. Bilhassa birkaç yıldır bu gerileme daha belirgin bir hale gelmiştir. Bu durum, geçiştirilen sıradan bir istatistik olarak değil, üzerinde düşünülmesi gereken toplumsal bir gösterge olarak ele alınmalıdır.
Zira ortaya çıkan bu tablo, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: "Dini hassasiyetlerin güçlü olduğu ifade edilen bir ülkede kurban ibadetinin azalması nasıl açıklanmalıdır?
Dahası, yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yöneten muhafazakâr bir siyasi iradeye rağmen kurban ibadetine olan ilginin azalması değil, artması beklenmez mi?
Ancak toplumsal........
