İran-1
Üç hafta dinlenmenin ardından yeniden yazı yazmaya devam ediyorum inşallah. Zaten gazetemizin yazar kadrosu epeyce güçlü kalemlere sahip olup, köşe yazısı konusunda da sıkıntı çekilmediği gibi üstelik fazlası var, eksiği yok evelallah.
Ben daha önce İran konusunda bir yazı yazmıştım. Durum onu gösteriyor ki; daha çok yazılar yazılacak gibi. Hani bizim meşhur sözümüz: “ Sen de bu evlat acısı, ben de bu kuyruk acısı olduğu müddetçe artık biz dost olamayız....” Bunun gibi bu İsrail burada olduğu müddetçe, bu Trump ABD'nin başında olduğu müddetçe, ayrıca bu Müslüman ülkelerin başındaki bu yöneticiler olduğu müddetçe biz daha çok İran türküsü çağırırız.
Maalesef bu konuda okuması ve bir bilgi sahibi olma yönüyle en düşük seviyedeki vatandaşlarımız da dahil konuya İslam’ca bakmıyorlar. Konuya cahilce ve eski defterleri kurcalayacak şekilde bakıp fitne kazanının altına odun atıyorlar.
Hacımız, hocamız sözde entelektüel tayfada meseleye olumsuz ve fitneci gözle bakıyorlar. Halbuki söz konusu İsrail kafiri ve Siyonizm’in patronu ABD olunca; Müslümanların eski defterleri kurcalayıp küffarın işine yarayacak şekilde........
