menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendime Düşünceler

20 0
23.04.2026

Merhaba sevgili okurlar. Bugün biraz karamsar düşüncelerle buradayım. Ne yazıktır, gün geçmiyor ki gündemimizi elem verici şeyler meşgul etmiyor olsun. Güzel şeyleri konuşmak, yazmak, okumak dururken hep acı dolu içeriklere maruz kalıyoruz.

Malum olduğu üzere geçtiğimiz günlerde iki farklı şehrimizin okullarında gerçekleşen korkunç hadiseler millet olarak bizleri yine yasa boğdu. Yaşananları takip ederken, algıda seçicilik olsa gerek veya mesleğimiz icabı genellikle yaşananların medya ve iletişim boyutları benim dikkatimi çekmiştir. Dolayısıyla konunun diğer boyutlarını uzmanlarına bırakarak dikkatimi çeken şeyleri buradan aktarmak istedim.

İnsanlarımız yaşanan gelişmeleri geleneksel ve sosyal medya araçlarında takip etmeye çalıştı. Geleneksel medyamız yine bildiğiniz gibi nöbetçi ‘’uzman’’(!) kadrosuyla tüm sırları çözmeye çalışırken yine meseleyi saptırma ve komik duruma düşme eğilimindeydi. Bilgi ve iletişim çağında televizyon kanallarımızın, devasa bütçeli bu kurumların bu kadar basit, bu kadar sığ yayınları marifetmiş gibi yapabiliyor olmasına hayret ediyorum doğrusu. Öte yandan sosyal medya çok mu farklıydı? Dezenformasyonlar, yanlış bilgililer, lüzumlu lüzumsuz bir sürü yorum, alaycı ve umursamaz kitleler.... Kısacası al birini vur ötekine durumu.

Amerikalı sosyolog ve eğitimci Freda Adler bir çalışmasında; “Toplumsal hareketler bir anda ortaya çıkmaz; uzun süre görünmez biçimde gelişir.” der. Şöyle bir etrafımıza baktığımızda biz bu hale nasıl ve neden geldik diye soran kaç kişiyiz acaba? Vatandaşlık görevini yerine getiren tüm bireyler, namuslu ve onurlu insanlar olarak böyle çaresizlikleri hak ettik mi?

Ya da bir başka........

© Merhaba Haber