Civcivler Yesin
Malum, bilgi çağındayız. Bilimsel buluşların, teknolojik icatların ve internet kullanımının, en ücra köşelere kadar varıp yaygınlaşmasıyla birlikte artık hemen herkes, hemen herşeyden az çok haberdar. Hem henüz haberdar olmasa kaç yazar, birkaç dakikalık ufak bir gayret, fikir edinmek için yeterli olacaktır zaten. İskenderiye Kütüphanesi'nin kayıp bilgilerine ulaşmak gerekmiyor bunun için...
Zamandan, şartlardan ve gidişattan sürekli şikayet eden sıkıcı ve yaşlı bir insan gibi söylenip duruyormuşum gibi oluyor bu serzenişlerde bulununca, biliyorum. Lakin bu ihtimali göze aldım çünkü böyle bir girişi yapmak zorundaydım, asıl konuyu bir diğer paragrafa saklarken. Nitekim bu bağlamda, bilhassa spirituel, dînî ve felsefî içerikli yayınlarda gözüme sıkça takılmaya -çarpmaya- başlayan bir bilgiyi paylaşacağım sizlerle.
Artık çok ama çok sıkça söylenmeye başladı ki; biz ruhlar, henüz bedenlenip de Dünya'ya gönderilmeden önce, burada yaşayacağımız hayatı kendimiz seçiyor, kabulleniyor ve buna razı olmuş bir şekilde gönderiliyormuşuz. Nasıl bir aileye ve nasıl şartların içine........
