Transatlantik | Cevapsız sorular ve riskler: Tüm yönleriyle ABD-İran anlaşması
Son güncelleme: 15 Haziran 2026 -
Transatlantik | Cevapsız sorular ve riskler: Tüm yönleriyle ABD-İran anlaşması
15 Haziran 2026 Pazartesi
İSTANBUL (Medyascope) – Transatlantik’te bu hafta Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar, ABD-İran anlaşmasının siyasi, askeri ve jeopolitik sonuçlarını değerlendirdi. Yayında, Nükleer müzakereler, İsrail’in güvenlik kaygıları, Körfez ülkelerinin pozisyonu, ABD iç siyasetindeki kırılganlıklar ve İran’ın bölgesel stratejisi yayında ele alındı.
Tüm yönleriyle ABD-İran anlaşması
Transatlantik’te Ruşen Çakır, Gönül Tol ve Ömer Taşpınar, ABD-İran anlaşmasını değerlendirdi. Taşpınar, kamuoyuna “anlaşma” olarak sunulan sürecin gerçekte ateşkesin resmileştirilmesinden ibaret olduğunu söyledi:
“Savaşın bittiğini söylemek için çok erken. Çünkü savaşın temel nedeni olan nükleer meselede herhangi bir anlaşma yok. Şu anda gördüğümüz şey, ateşkesin resmileştirilmesi ve karşılıklı ablukaların kaldırılması. Hürmüz Körfezi’ndeki kısıtlamaların sona ermesi ve İran’ın dondurulmuş bazı mali kaynaklarına yeniden erişebilmesi konuşuluyor. Ama bütün bunlar nükleer sorunu çözmüyor. Tam tersine, savaş öncesindeki tabloya geri dönüyoruz. Körfez zaten açıktı, bugün yine açık olacak. Nükleer konuda anlaşma yoktu, bugün de yok. Bu kadar büyük maliyetin sonunda ortaya çıkan tablo aslında statükoya dönüşten ibaret.”
Savaşın kazananı olup olmadığı sorusuna da değinen Taşpınar, İran rejiminin beklenenden daha dirençli çıktığını savunarak, “ABD milyarlarca dolar harcadı, İsrail çok büyük beklentiler yarattı. Rejimin çökeceği, İran’ın teslim olacağı söylendi ama bugün geldiğimiz noktada rejim ayakta. Hatta birçok uzmana göre daha da radikalleşmiş durumda. Körfez ülkeleri ekonomik zarar gördü, petrol fiyatları yükseldi, dünya enflasyon baskısıyla karşı karşıya kaldı. Buna karşılık elde edilen somut sonuçlara baktığımızda, savaş öncesindeki koşulların büyük ölçüde geri geldiğini görüyoruz” dedi.
“Trump kendi yarattığı sorunu çözerek zafer ilan ediyor”
Gönül Tol ise Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı meselesini diplomatik başarı gibi sunmasını şu sözlerle değerlendirdi:
“Trump’ın yaptığı şey aslında kendi yarattığı bir sorunu çözmeye çalışmak. Hürmüz zaten açıktı. Eğer savaş başlamamış olsaydı dünyanın Hürmüz diye bir sorunu olmayacaktı. Önce savaşla bu krizi yarattılar, şimdi de bunu çözmeye çalışarak diplomatik zafer ilan ediyorlar. Üstelik ortada çözülmüş bir mesele de yok. Çünkü bugün açıklanan şey bir anlaşma değil, bir mutabakat niyeti. Asıl konuşulması gereken konular önümüzdeki altmış gün içinde müzakere edilecek.”
Nükleer meselenin çözülmeden bırakılmasının bölge açısından çok daha büyük sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Tol, “Bugünkü İran, Obama dönemindeki İran’dan çok daha radikal bir noktada. Ayrıca bu savaş İran rejimine çok önemli bir ders verdi. Rejim ancak nükleer silaha sahip olursa kendini güvende hissedebilir. Bu nedenle nükleer silah geliştirme konusunda daha güçlü bir irade oluşmuş durumda. Eğer İran bu yolda ilerlerse Suudi Arabistan başta olmak üzere bölgedeki diğer ülkeler de benzer adımlar atabilir. Dolayısıyla bugün asıl konuşulması gereken mesele Hürmüz değil, nükleer dosya. Ve o dosyada henüz hiçbir ilerleme yok” diye konuştu.
İran Savaşı 2026 İran-ABD Ortadoğu
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Hafta Başı (86): Savaş sonunda bitti mi? | CHP hep gündemde
ABD ve İran anlaştı, imzalar 19 Haziran’da atılacak: Anlaşmada ne var, ne yok?
Selim Kuneralp yazdı: İran savaşı nasıl biter?
Ruşen Çakır / Diğer içerikleri
Hafta Başı (86): Savaş sonunda bitti mi? | CHP hep gündemde
Ruşen Çakır yorumladı: Kürt hareketiyle sosyalist sol arasında makas açılıyor
Ruşen Çakır yorumladı | Kimler tarihin doğru tarafında duruyor: CHP Lüleburgaz mitinginden izlenimler
“Baba ocağı” diye diye… | Ruşen Çakır yorumladı
Haftaya Bakış (319): CHP’de değişimciler için tercih zamanı
Ruşen Çakır yorumladı: Yeni “yerli ve milli” muhalefet partisi olma yolundaki CHP
Haftanın en popüler içerikleri
Tuğçenur Özbay 132 gündür süresiz açlık grevinde: “Eklem ağrıları, ağız yaraları ve ellerinde kararmalar var”
Kılıçdaroğlu’ndan geri adım: Kürsü Özgür Özel’in
Kılıçdaroğlu tam olarak ne yapmak istiyor? Ruşen Çakır yorumladı
Ruşen Çakır yorumladı: CHP son hız kopuşa gidiyor
İBB davasında 47. gün | Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, çıplak aramayı ve savcının çocuklarıyla tehdidini anlattı
Eski AKP’li vekilin otelinin önünde derenin yönü değiştirilmişti: Dönemin Çevre, Şehircilik İl Müdürü hakkında soruşturma izni
Hilmi Hacaloğlu yazdı: Akın Gürlek için yaptırım talebi
Özel’den ileri, Kılıçdaroğlu’ndan geri adım: Ruşen Çakır uzman konuklar ile değerlendirdi
Kemal Can........
