Kadınlar taciz suçlarını neden bildirmiyor?
Son güncelleme: 26 Mayıs 2026 -
Kadınlar taciz suçlarını neden bildirmiyor?
İSTANBUL (Medyascope, Eylül Özer) – Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması (TSMA) verilerine göre en düşük bildirme oranına sahip suçlardan ikisi cinsel taciz ve cinsel olmayan taciz oldu. Fidan Ataselim, “Kadınlar şikâyet süreçlerinde beyanının sorgulanacağını, kendisinin suçlanacağını, özel hayatının didik didik edileceğini ve korunmayacağını düşünüyor” dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) yürüttüğü Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’na göre, mağdurlar tarafından resmî bir kuruma en az bildirilen suçlardan ikisi cinsel taciz ve cinsel olmayan taciz oldu. Mağdurların cinsel taciz suçunu bildirme oranının yüzde 11, cinsel olmayan taciz suçunu bildirme oranının da yüzde 14,7 olduğu görüldü.
Kadınlar taciz suçlarını neden bildirmiyor?
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim, TÜİK tarafından yayınlanan Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması’ndaki “cinsel taciz” ve “cinsel olmayan taciz” suçlarının “kadına yönelik şiddet” başlığı altında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ataselim, verilerde yer alan “saldırı ve yaralanma” suçuna ek olarak, “kadına yönelik fiziksel şiddet” suçunun ayrı bir kategoride belirtilmemesinin eksiklik olduğunu vurguladı.
TÜİK verilerindeki “taciz” suçlarının en az bildirilen suçlar olmasına şaşırmadığını ifade eden Ataselim, “Türkiye’de tacize ve şiddete uğrayan kişilerin karşılaştığı adli süreçler çok yıpratıcı, caydırıcı ve genellikle güvensiz işliyor” dedi.
“Kadınlar korunmayacağını düşünüyor”
Özellikle kadınların, taciz suçlarını bildirmeleri halinde beyanlarının sorgulandığını ve suçlandıklarını belirten Ataselim, bu durumun mağdurlarda güvencesizliğe yol açtığını ekledi:
“Bir kişi tacize maruz kaldığında yalnızca failiyle değil; ailesiyle, yargısıyla, işyeriyle ve toplumsal baskıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. O yüzden birçok kişi, özellikle kadınlar şikâyet süreçlerinde beyanının sorgulanacağını, kendisinin suçlanacağını, özel hayatının didik didik edileceğini ve korunmayacağını düşünüyor.”
“Bir kişi tacize maruz kaldığında yalnızca failiyle değil; ailesiyle, yargısıyla, işyeriyle ve toplumsal baskıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor. O yüzden birçok kişi, özellikle kadınlar şikâyet süreçlerinde beyanının sorgulanacağını, kendisinin suçlanacağını, özel hayatının didik didik edileceğini ve korunmayacağını düşünüyor.”
Cinsel şiddete maruz kalanların bu konuda haksız olmadıklarını vurgulayan Ataselim, özellikle cinsel suçların bildirilmesinden sonra kişilerin ikincil travmalar ve mağduriyetler yaşadığını söyledi. Fidan Ataselim, taciz suçlarının bildirilme oranlarının az olmasını “kişisel bir çekince” olarak görmektense adalet sistemine duyulan güvencesizlik, cezasızlık politikaları ve toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Resmî kurumlara başvuru süreci
Fidan Ataselim, taciz suçlarının görünür olmamasının az yaşandığı anlamına gelmediğini belirtti, “Birçok kişi, gündelik hayatında tacize maruz........
