Armağan Öztürk yazdı | Kılıçdaroğlu-Özel çatışmasının reel politiği: Peki şimdi ne olacak?
Son güncelleme: 24 Mayıs 2026 -
Armağan Öztürk yazdı | Kılıçdaroğlu-Özel çatışmasının reel politiği: Peki şimdi ne olacak?
Mutlak butlan kararının Türk siyasi hayatı ile hukuk-politika ilişkileri açısından oldukça olumsuz, kapsayıcı ve radikal sonuçları olacağı açık. Bu bağlamda 21 Mayıs itibarıyla bir eşik daha aşıldı. Seçim yargısının siyasi hayat için sağladığı istikrar ve güven artık yok. Tüm seçimler ve tüm parti kongre kararları adli mahkemeler tarafından iptal edilebilir. Butlan şimdilik CHP’nin sorunu, gelecekte ise tüm partiler girilen bu yoldan olumsuz etkilenecek. Çünkü nihayetinde hukuk toplumsal bir normdur. Hukukla sadece uyuşmazlıkları çözmez aynı zamanda toplumsal düzeni, yani hayatın normal akışını koruruz. Bölge Adliye Mahkemesinin CHP’ye genel başkan atayan kararıyla o normal algısından bir adım daha uzaklaştık.
CHP Genel Merkezi’nde hareketli dakikalar: Parti örgütlerine çağrı yapıldı
Mutlak butlan ardından yol haritası: Yeni parti gündemde mi, Özgür Özel ve yönetimi partiden tasfiye edilebilir mi?
Tartışmayı Türk siyasetinden CHP’ye kaydırdığımızda ise hararet birden sönümlenip çatışma sıradanlaşıyor. Herkesin kolaylıkla fark ettiği üzere ne toplum ne de piyasalar 21 Mayıs’a 19 Mart gibi tepki vermedi. CHP seçmeni kaygılı ve mutsuz. Ama İmamoğlu’nun tutuklanmasını takip eden süreçteki yüksek politik enerji ve sokak siyaseti yok. Sosyal medya ve muhalif medyada radikal söz ve söylemler çok popüler. Ama o mecralar tam olarak toplumun nabzını yansıtmıyor. Sosyal medyaya kalsa CHP bütün seçimlerden birinci parti çıkmıştı. Herkes kendi mahallesine çekildiği ve sadece kendisi veya kendi gibi olanların sesine tahammül ettiği için bu durum sürpriz değil elbette. Sonuçta CHP Genel Merkezi bir Saraçhane olmadı. Tabii bu durum biraz da Özel başta olmak üzere CHP elitlerinin Kılıçdaroğlu’nu açıkça karşılarına almama siyasetinden kaynaklanıyor. Kemal Bey’e yönelik ifadeler çoğu kez eleştirel, bazen suçlayıcı, ama hiçbir durumda yıkıcı değil. Kimse köprüleri atmıyor. Piyasaları da çok etkilemedi bu karar. Türk ekonomisinde işler çok iyi gitmiyor. Enflasyonla mücadele programının pozitif sonuçları varsa bile geniş kitleler kesinlikle bu durumu hissetmemekte. Ancak Kılıçdaroğlu’nun dönüşü piyasaları sarsmadı. İmamoğlu’nun tutuklanması karşısındaki türbülansının bir benzerini hissetmiyoruz.
Tartışma CHP elitleri dâhil olmak üzere pek çok kesim tarafından parti içi bir güç mücadelesi olarak okunmakta. Daha şimdiden kurultay, meclis grubu ve parti meclisi hesapları yapılmaya başlandı. Belki de bu nedenle deneyimlediğimiz şey dar bir politik mücadele alanında karşılıklı hamlelerden ibaret olacak. Bu bağlamda Kılıçdaroğlu ve Özel’in ne yaptığı veya neyi yapabileceğine bakmakta fayda var. Öncelikle karşı karşıya gelen ekipler arasındaki çatışma uzlaşmaz karşıtlık........
