Yamyam Kapitalizmi yenmek: Birlikte… Neden olmasın?
Son güncelleme: 31 Temmuz 2026 -
Yamyam Kapitalizmi yenmek: Birlikte… Neden olmasın?
Tercih edilen kaynak olarak ekle
“Yaşadığımız yetmiyor bir de senden dinliyoruz hayatın acı gerçeklerini”
“Yaşadığımız yetmiyor bir de senden dinliyoruz hayatın acı gerçeklerini”
Cümle, meşhur Gibi dizisinden, diziyi izleyen birçok kişinin hatırlayacağı bir alıntı. Bu yazıya da uyuyor. Nedeni ise bitmeyen konumuz: Kapitalizm.
Bu inceleme yazısı bir kitapla ilgili. Ayrıntı Yayınları’ndan bu ay yayımlanan Nancy Fraser’ın Yamyam Kapitalizm kitabı. Kapitalizm ilgilendiren kitaplarında benim hissettiğim ise girişteki cümle. Hem yaşıyoruz hem anlamlandırmaya çalışıyoruz. Bizi çiğ çiğ yiyen bir yamyamla mücadele gibi.
Kitap zaten “yamyam” kavramının neden tercih edildiğiyle açılıyor. Birçok tanımın yetersiz kaldığı, sadece ekonomik bir model olarak değil bizi birçok alanda yiyen bir canavardan bahsediyoruz. Fraser temel vurgusunu da buraya oturtuyor.
Bu sırada televizyonda bir kanal açık. Maden işçileri, hakları olan maaşlarını alabilmek için holding kapısına kendilerini zincirlemiş, bir tarafta orman yangınlarıyla ilgili altyazı geçiyor, diğer yanda bir kadın 5. kattan ‘düşmüş’; acaba cinayet miydi sorusu yine alt kj olarak akıyor.
Kitabı okuduktan sonra Fraser’ın kitapta altını çizdikleriyle örtüşüyor. Fraser’a göre kapitalizm yalnızca ekonomik bir model ve ondan çıkan okların belirttiklerinin üzerinde. Krizin mahiyeti ile düşünülen finansal krizler, üretim ve piyasaların yanında küresel ısınma, bakım emeği, ırkçılık gibi ekonomi dışı olgularla da ilgili. Çok boyutlu.
Fraser, Marx’ın kapital anlatısını fabrika içinden dışına çekiyor. Yamyam metaforu güçlü olmakla birlikte aynı zamanda analitik bir kavram. Çünkü kapitalizmin kendi varlığını mümkün kılan koşulları da tükettiği, sürekli yayılma ve artı değer üretme zorunluluğuna vurgu yapıyor.
En önemlisi de kapitalizmi “renk körü” gibi kabul eden liberal iktisat anlayışına eleştiri. Çünkü Fraser’a göre kapitalizm “renk körü” gibi, faydayı salt maksimize eden bir ekonomik sistem değil. Böyle görmek mevcut sömürü biçimlerinden ırkçılığı, tahakkümü, toplumsal cinsiyet ve iklim krizi gibi konuları dışlamak demek. Kitabın temel mesajı ve oturduğu yer de burası. Çünkü Fraser, ırkçılığı da, patriyarkayı da ekolojik yıkımı da kapitalizme sonradan eklenmiş arızalar gibi değil, sermaye birikim süreçlerinin biçimleri ve çıktısı olarak ele alıyor. Sınıf mücadelesini feminist, ekolojik, anti sömürgeci mücadele ile birleştirme çabası gibi de okunabilir.
Buna “dört gizli mesken” adını veriyor. Genel kriz kavramıyla da tüm bu başlıkları -iklim krizi, bakım emeği, demokratik gerileme, göç- birlikte ele alma zorunluluğunu anlatıyor.
Fakat burada bir karamsarlık da yok. Fraser mücadele ortaklaşmasına vurgu yaparken şu soruyu açık ediyor: sistemin yarattığı çoklu krizle mücadele etmek için ne yapmalıyız? Tam da bu sorunun cevabını aslında kitabın en başlarında veriyor:
“Yamyam kapitalizmin bizi çiğ çiğ mideye indirmek yönündeki amansız dürtüsünün hakkından gelebilmek için tek şansımız, büyük düşünmek olabilir.”
Belki de kitabın bütün iddiası bu cümlede saklı. Geçmişi reddeden değil. Eleştirel şekilde sosyalizmin tarihsel birikimini de genişletmeyi soru olarak önüne koyan bir yaklaşım. Çünkü ayak bastığı yer elbette Marx, ve doğal olarak sosyalizm deneyimi.
Rosa Luxemburg, Birinci Dünya Savaşı’nın ortasında insanlığın önüne “ya sosyalizm ya barbarlık” ikilemini koymuştu. Aradan bir yüzyıl geçtikten sonra Nancy Fraser aynı soruyu başka bir dille yeniden soruyor. Barbarlık artık yalnızca savaşın değil, iklim krizinin, bakım emeği krizinin, demokratik çözülmenin, kurumların çözülmesinin ve sermayenin yaşamın bütün alanlarını yutan iştahının adı. Bu anlamda Yamyam Kapitalizm, Rosa’nın uyarısını 21. yüzyılın koşullarında yeniden düşünmeye çağıran bir metin olarak da okunabilir.
Fraser’ın çözüm önerisi, tek bir toplumsal özneye ya da tek bir mücadeleye yaslanmıyor. Gramsci’nin kavramını ödünç alarak “karşı hegemonik blok”tan söz ediyor. İsmini bile okuyana bırakan, bununla ilgilenmeyen bir eleştiri. Hatta şu sözüyle bunun neden önemli olmadığının özellikle altını dahi çiziyor: Etiketi dert edinmeden sistematik değişikliğin bazı temel ilkeleri konusunda hemfikir olmak daha önemli.
Ama burada da bir zorunluluk var. Nedeni ise Fraser’ın şu sözü: Kapitalizmin üstesinden gelmek yaşanabilir bir gezegen için yeterli olmaktan ziyade elzemdir.
Nancy Fraser’ın Yamyam Kapitalizm’i, tam da bu yüzden yalnızca kapitalizm üzerine yazılmış iyi bir kitap değil. Belki de henüz yazılmamış 21. yüzyıl sosyalizminin teorik önsözlerinden sadece biri. Sadece biri olmasının sebebi, binlerce bu alanda çalışma olması. Ama karamsar olmamasının sebebi de bütün bu eklektik alanlarla ortak bir mücadele yaratılıp yaratılamayacağı.
“Bir bakıma sermayenin yamyamca yediği yemeğin ana yemeğiyiz” derken hem bir eleştiri ve kapitalizmin sadece ekonomik olmayan bir biçimi üzerine tartışma açarken bir taraftan kitabı bitirip masaya koyduğunuzda şu kelime ve şu soru kalıyor: Birlikte… Neden olmasın?
kapitalizm ve neoliberalizm kitap haberleri ve kitap eleştirileri
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Mehmet Altan yazdı – Basın Tarihi (42): İspanya’da Ölüm Güncesi
Faik Öcal’ın Kürtçe öykü kitabı raflarda: Çîrokên Axa Min (Toprağımın Öyküleri)
Eksik Olan (339) | “Normal” kime göre? | Tolga Gümüşay ile Anormal romanı üzerine
Fırat Fıstık / Diğer........
