Berrin Sönmez yazdı: “Boş Ol” sistemine bin kez hayır çünkü…
Son güncelleme: 13 Nisan 2026 -
Berrin Sönmez yazdı: “Boş Ol” sistemine bin kez hayır çünkü…
13 Nisan 2026 Pazartesi
Medeni Kanun eşlerin eşitliğine dayalı aile kurumunu düzenler. Ailenin kadın-erkek eşitliği üzerine kurulmasının yanı sıra yasa, aile birliğini eşlerin dayanışması olarak belirler. Ve dayanışma yükümü boşanma sonrasına da uzatılır yasada. Özellikle ortak çocuk/çocuklar varsa ve/veya eşlerden birisinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi halinde dayanışma yükümü hukuki süreçlerle desteklenir ya da gelir düzeyi yüksek eş mahkeme hükmüyle dayanışma yükümünü zorla yerine getirecek yaptırımlara muhatap olur. Medeni yasa toplumsal yaşamın anayasası olarak medeniyetin gerektirdiği gibi insan onuruna yaraşır bir aile hukuku düzenlemiş diyebiliriz. Tabii ki 100 yıllık ömründe Medeni Kanun, özellikle kadın mücadelesi ile bugünkü eşitlikçi aile hukukuna kavuştu. Özellikle eşlerin eşitliği ilkesi AKP iktidara gelmeden hemen önce hazırlıkları başlatılmış olan kadın hareketi Medeni Yasa kampanyası ile gündem yaratmış ve ilk yıllarında iktidar, bu haklı talepleri kabul edip tüm istekleri değilse bile ailede eşitlik ilkesini yasalaştırmıştı.
Çeyrek asırlık iktidarından öğrenildiği üzere AKP kaşıkla verdiğini kepçeyle almadan gitmek niyetinde değil. Yıllardır başta nafaka, evlenme yaşı (çocuk cinsel istismarı), bahane edilerek Medeni Kanun kırpılmak isteniyor. Eşitlik karşıtı aile reisliği geri getirilmek isteniyor. Kadının boşanma hakkında da erkekle eşit olması, tahammül edemedikleri konuların başında sayılır.
Geçen hafta TBMM komisyonunda yaşanan tartışma, kadınların boşanma hakkındaki eşit konumunu iktidarın kısıtlama girişimini için yapılan test sürüşü gibi görmek gerekir. Nitekim Gülizar Biçer Karaca anında gerekli itirazı yükseltmişti. Dilekçe Komisyonu ve İnsan Hakları Komisyonu üyelerinden oluşan karma Alt Komisyonun 8 Nisan tarihli toplantısında gerçekleşen tartışma, Adalet Bakanı’nın da sıkça dillendirdiği boşanmaların hızlandırılması konusundaydı. Açıkça söylüyorum bu kesinlikle manipülatif isimlendirmedir. Bu iddiamın dayanağı ise TÜİK verileri: Mart 2026’da yayınlanan TÜİK 2025 verilerine göre “Türkiye’de kaba boşanma hızı binde 2,26 olup, boşanan çift sayısı 193 bin 793’e yükselerek 25 yılın zirvesine çıkmıştır” şeklinde yorumlanmış. Boşanan çift sayısı çok yüksek olarak tanımlanırken “kaba boşanma hızı oranı verildiği halde kavramın anlamı açıklanmamış. Bu eksiklik de manipülasyon olarak görülmeye açık bir tutumu işaret ediyor. Binde 2,26 olarak belirtilen kaba boşanma hızı kavramı, boşandıktan sonra yeniden evlenmeyenlerin oranıdır. Yani o 194 bine yaklaşan boşanan çiftten sadece binde 2,26’sı tekrar evlenmiyormuş. Demek oluyor ki aile kavramı için bir tehlike yok. Bir aile yıkılıyor ama ezici çoğunlukla yerine başka bir aile kuruluyor demektir. Boşanan çiftler arasında tekrar evlenmeyenler müstesna diyebileceğimiz kadar azınlıkta kalıyor. Kavramı açıklayınca boşanmaların artmasından yakınma politikasının bir algı yönetimi olduğu anlaşılmıştır sanırım.
İktidar yıllardır boşanmaların artışından şikayet ederken aynı anda boşanmaları hızlandırmak için politika üretiyor. AKP’li vekil Adem Yıldırım, eski ve yeni Adalet Bakanlarının söylemine uymuş olmalı ki boşanmaları hızlandırmak için “tek taraflı irade ile boşanma” usulü önermiş komisyonda. TÜİK’ten alalım haberi. Yine aynı araştırmadan, 2025 verilerinden soralım, boşanma davaları ne kadar sürüyormuş, hızlandırmak gerçekten gerekli mi, görelim. “anlaşmalı boşanmalar 1-3 ayda, çekişmeli davalar ise genellikle 1,5-3 yıl sürebilmektedir.” Medeni Kanunda değişiklik yapmayı gerektirecek bir uzama süresi yok bu verilere göre. Elbette on yıllara yayılan istisnalar olabilir ama istisna için yasa değil yargı yöntemi değiştirilir. Ki CHP’li vekil Gülizar Biçer Karaca da sorunun yargılama süreçlerinden kaynaklandığını belirterek itiraz etmiş. Komisyon tutanağından ilgili kısmı yazının sonuna ekleyeceğim ki ilgili okur rahatça kendi değerlendirmesini yapabilsin.
EŞİK basın açıklaması
EŞİK’ten yapılan açıklamada haklı olarak vekilin önerisi ‘boş ol sistemi” olarak tanımlanıyor. Ki kesinlikle katılıyorum. Toplum bu konuda çok büyük bir aldatmaca ile yönlendirilmek isteniyor. Mesele kadının boşanma konusunda erkekle eşit haklara sahip olmasını önleyecek tuzak yöntem geliştirmek. Hem boşanma hakkını hem de Medeni Kanun’la sağlanmış boşanma sonrası haklarını budamak için iktidar sarayda, bakanlıkta ve mecliste kadınlara pusu kuruyor. Hukuku ticarileştirmek anlamına gelen uzlaştırma yöntemleriyle kadınların yasal hakları masada ellerinden alınacak, bu sistemde. Hiç kimsenin bu tuzağa düşmemesi için kadın hareketi mücadele edecek, izin vermeyecek bu art niyetli girişime. EŞİK basın açıklamasında belirtildiği gibi kadınlar da boşanma davalarında adaletin bir an önce gerçekleşmesini istiyor ama hak kaybına uğramadan.
“Kadınların ve çocukların, tedbir nafakası bile bağlanmadan aile konutundan atılmasına neden olacak hiçbir düzenlemeyi ve buna yönelik hiçbir tartışmayı kabul etmiyoruz.
Elbette bizler de hızlı ve adil bir yargılamadan yanayız; ama kimsenin hak kaybı olmadan. Siyasi davalar, boşanma davaları, cinsel saldırı ve miras davalarında olduğu gibi uzayan davaların, geciken adaletin adalet olmadığını bizzat kendi deneyimlerimizden biliyoruz. Bu uzatmaların sistemli bir iktidar politikası olduğunun da farkındayız. Örneğin İş Yasası’ndaki işe iade davalarında işçi lehine getirilen “dava iki ay içinde sonuçlandırılır” gibi emredici yazılı kuralların neden hiç uygulanmadığını biliyoruz. Şimdi de “hızlı boşanma” denilerek kadınların haklarının hedef alındığını görüyoruz. Kadın ve çocuklara ekonomik ve hukuki şiddet uygulamadan davaları hızlandırmanın çok çeşitli yöntemleri varken; erkek tek kuruş nafaka ödemeden hemen boşansın; nafaka dahil tüm ekonomik konularda kadın yıllarca sürünsün demek cinsiyetçi bir aile ve hukuk sistemini daha da ağırlaştırmak demektir.” Açıklama metni, yaptığım bu kısa alıntıdan çok daha fazla bilgi içeriyor, okunmasını öneririm.”
‘Boş ol’ sistemi kadına aile vesayeti dayatmaktır
Medeni Yasa kadınları özerk bireyler olarak tanır ve hukuk öznesi kabul eder. Ancak toplumda cinsiyet eşitliği anlayışı yerleşik bir kültür haline gelmediği için ve özellikle iktidar toplumsal cinsiyet eşitliği kavramını yasakladığı için “tek taraflı irade ile boşanma” önerisi doğrudan kadın aleyhine işletilir. İster mahkemede ister uzlaşma masasında o “tek taraflı irade” asla kadının iradesi olarak desteklenmeyecektir ki tam olarak bu nedenle önerilmektedir bu usul. Kadınların kendi hayatlarını yönetme iradesini elinden almak, kararlarını değersiz göstermek amacıyla uygulanacaktır.
Bu durumda erkeğin tek sözüyle boşanmak zorunda kalan kadının kendi ekonomik gücü, bağımsızlığı yoksa, çalışamıyor, iş bulamıyorsa ki kadın işsizliğinin yüksek oluşunu, çalışan kadınların büyük ölçüde güvencesiz çalıştığını hatırlayalım. Kadın, yaşamını sürdürmek için kendi ailesinin erkeklerine muhtaç olacaktır. Yani böyle bir öneri kadınlara yasal olmasa bile fiilen aile vesayeti getirmek anlamına gelir. Babaya, amcaya, dayıya, ağabeye muhtaç kadınlar haline getirecek, yasal özerkliğini uygulamada ortadan kaldıracak bu öneri bir yerlerden tanıdık gelmiştir sanırım. 2023 seçim kampanyasında HÜDA-PAR vaadini çağrıştırıyor. “Yalnız kadınları sahiplendirmek” ne aşağılayıcı bir seçim vaadiydi ama…
Ve TBMM Komisyonundaki tartışma zorunlu aile vesayetine kadınları mahkum edecek bu uygulama önerisi üzerine gerçekleşiyor. Sevgili Gülizar Biçer Karaca’ya tem yerinde müdahalesi için teşekkürler.
Komisyon tutanağından tartışma içeriğine ulaşmak isteyenler için:
DİLEKÇE KOMİSYONU ILE İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU ÜYELERİNDEN OLUŞAN KARMA KOMİSYON ALT KOMİSYONU 8 NİSAN 2026TARİHLİ TOPLANTI TUTANAĞI
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Son olarak da şunu söyleyeyim, bu konuyla alakalı sizin de tavsiyeedeceğiniz kararlara belkiilham oluşması açısından. Boşanma noktalarında, boşanmadavalarındaki usulün yani nikâh masasındaki usulü boşanma masalarınagetirmemiz lazım. Boşanmada kusuru ortadan kaldıralım, irade esaslı boşanmalar gerçekleşsin ve bu, heminsanların birbiriyle olanirade esaslı olduğu takdirde bu kadın cinayetlerinin önüne geçmiş oluruz. Mal paylaşımlarıyla alakalı kısımlar, eyvallah, devam etsin,onun davası devam etsin, orada itirazımız yok ama taraflarından biri nasıl ki nikâh masasında “Hayır.” dediği zamanmemur nikâhıkıyamıyorsa bir yıl sonra, beş yıl sonra on yıl sonra, on beş yıl sonra “Hayır.” diyen bir tarafın bunun mahkeme huzurunda boşanmayıgerçekleştirmesi gerektiği… Yoksa, on yıl, on beş yıl, dokuz yıl, on yıl boşanma sürer mi Allah aşkına? sürdüğü zaman işte artıkburayıproblemli hâle getiriyoruz, evlilikleri geciktiriyoruz. Bugün evlenme yaşı Türkiye’de 30 yaşına gelmiş. Bunun en büyük sebebi,boşanamama korkusuyla evlenemeyen gençlerimizin sayısının artmasıdır. Bu, toplumsal bir vakadır. Bunun partisi olmaz, bununsiyaset olmaz. Hep beraber bunun üzerinde fikir yorup bir noktaya gelmemizde fayda olduğunu düşünüyorum.Ben tekrar teşekkür ederim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Sayın Başkanım, birkaç konuda itirazım var, söz almak istiyorum.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER – Buyurun Gülizar Vekilim.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Beyefendi fark etti, Sayın Denetçi, öncelikle gençlerin 30 yaşında evlenemiyorolmasını boşanmama şeyine bağlamak çok da doğru bir yaklaşım değildir. “Acaba kolay boşanır mıyım?” düşüncesiyle kurulmazevlilik kurumu, bu, evlilik kurumuna da bence haksızlık olur, bunu ifade etmek isterim.Boşanma davalarının bu kadar sürmesinin sebebi boşanma davalarındaki usulden değildir, yargı yüzündendir. Ailemahkemesindeki davanın duruşmasına yılda 2 defa giriyorsanız, boşanma davası gecikir.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Yargı yükü nerede, eskiden asliye hukuklar daha erken boşuyordu, şimdi 50 tane ailemahkemesi kuruldu yine boşanamıyorlar.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Sayın Vekilim, boşanma davalarındaki ortalama süre sekiz aydır.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Sekiz ay da çok.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Şöyle, kusuru ortadan kaldıramazsınız. Örneğin, bir kadın, eşi tarafından şiddetemaruz kalmıştır.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Yerel mahkemede sekiz ay bu arada, bunun istinaf var, bir yıl oradan, iki yıl da Yargıtaydan;beş yıl yani.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – İşte tam da bahsettiğim gibi, sistemden kaynaklı bir problem var.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – O zaman yerel mahkemenin verdiği karar orada kesinleşsin, istinafa gitmesin.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Öyle bir şey olamaz, hak denen bir şey vardır, hak mücadelesi vardır.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER – Hak arama yolları olarak olur o.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Tabii, hak arama yollarını kapatamazsınız, bu, hani bizim Komisyonumuzun bir kereasla dile getirmemesi gereken bir konu. O nedenle, diyorsunuz ya evlendirme memuru, her iki taraf da evlenmek istediği için omasada evlilik kurumu kurulur ama her iki taraf da boşanmak istemiyorsa aynı şekilde bir tarafın istemesiyle siz onu masadaboşamaya kalkarsanız o zaman tam da işte insan hakları konusunda ciddi bir ihlalin önünü açmış olursunuz.Evlilik kurumunda -az önce de ifade ettim- evlendirme memuru ne diyor? Her iki tarafa da soruyor. Bir tanesi “Hayır.” dediğizaman kurum teşekkür ediyor mu?
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Etmez.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – O zaman bir taraf “Boşanacağım.” dediği zaman da boşanma olmaz.
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Niye olmuyor?
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Ama evlenemiyorsa niye boşansınlar tek şeyle, öyle şey olur mu?
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER – Evet, Gülizar ve Adem Vekilim, teşekkür ediyoruz.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Hayır, şöyle, masada oturuyorsunuz, evlendirme memuru soruyor…
ADEM YILDIRIM (İstanbul) – Ben sizin o düşüncenizi çürütecek çok argümanım var ama burası müsait değil, başka zamankonuşalım.
ALT KOMİSYON BAŞKANI BEHİYE EKER – Evet, Gülizar Vekilim, lütfen.
GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) – Tamam.Nafaka konusunda da bahsettiğimiz gibi yani süresiz nafaka, bilmem ne hepsi birer argümandır, hepsini ben deçürütebilirim.Teşekkür ederim.
evlilik ve boşanma toplumsal cinsiyet eşitliği
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Berrin Sönmez / Diğer yazıları
Berrin Sönmez yazdı: Bir akraba, bir belediye başkanı çocuğa, devlet halkına pusu kurar mı?
Berrin Sönmez yazdı: Dilan Karaman için soruşturma neden hâlâ başlamadı?
Berrin Sönmez yazdı: Teopolitik savaşı feminist politikayla aşmak mümkün
Berrin Sönmez yazdı: “Fatmanurlar” ve Hifa İkra ile 8 Mart’a yürürken kadının statüsü
Berrin Sönmez yazdı: Savaş gündeminde barışın hayali ve imkânı
Berrin Sönmez yazdı | Laiklik 100 yaşında: Elbette birlikte savunmalıyız
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Haftanın diğer yazıları
Ceyda Akbulut yazdı: Kederli yol arkadaşım Wout van Aert
Recep Karagöz yazdı: Orbán sonrası: AB mi, ABD/İsrail mi?
Cihan Ataş yazdı: Sinemanın nabzı yine İstanbul’da atıyor
Kemal Can yazdı | Siyasette duygu durumu 2: Ara seçim ne işe yarar?
Tarık Çelenk yazdı: Dünden bugüne yanlış giden ne?
Gülener Kırnalı yazdı | Kırılgan ateşkes, dağılan masa: Ortadoğu’da neler mümkün, neler imkânsız?
İsmail Fatih Ceylan yazdı: Kamera, saat tamircisi, müzikolog, psikiyatr Ayhan Songar
Özlem Yalım yazdı: Hapishane ve tasarım
Ruşen Çakır yazdı: CHP muhalefette niçin yalnız kaldı?
Haftanın en popüler içerikleri
Diyarbakır’da 20 TL’ye aldığı biberi 250 TL’ye satan zincir market şubesi ortaya çıktı
Masonlara kayyum atandı
Ruşen Çakır yorumladı: Yılmaz Özdil olayı bize neler söylüyor?
Macaristan’da 16 yıllık “tek adam” dönemi resmen sona erdi, zafer Magyar’ın
Gökhan Bacık yazdı: Türkçe “kutsal” dini metinler
Ünlülere uyuşturucu soruşturması: Burak Deniz, Emir Can İğrek, Elif Büşra Pekin, Ogün Alibaş ve Enes Güler adliyeye sevk edildi
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Erdoğan Türkiye’ye liderlik edemiyor
ÖZEL HABER – Öcalan’dan İmralı heyetine: “Demirtaş bu sürecin önemli aktörlerinden biridir, kendisiyle ilişkileri onarın”
Üsküdar Belediyesi’ne operasyon: Servis edilen görüntüye dair yeni bilgi
Onur Yaser Can davasında karar: Dört polise 6 yıl hapis cezası
Medyascope'un günlük e-bülteni
Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.
Medyascope'u destekle
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.
Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni
İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.
İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.
İşlenen Kişisel Verileriniz
İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.
Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi
Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.
Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları
Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:
İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi
Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi
Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi
Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi
Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,
Organizasyon ve etkinlik yönetimi
Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,
Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,
Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,
Sair tüm yasal yükümlülükler.
Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği
Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.
İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.
Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.
Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.
Kişisel Verilerin Saklama Süresi
Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi
Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
Kişisel Verilerinizin Güvenliği
Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.
Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları
Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.
6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:
• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,
• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,
• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.
Hak ve Talepleriniz İçin İletişim
Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.
“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.
Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.
Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.
Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.
Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.
Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.
Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.
6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.
