Barış Ama Nasıl? – Tevfik Kızgınkaya Yazdı
Barış, hiç kimsenin itiraz etmediği ama herkesin bir tarafa çektiği,
Siyasetin diline düşünce neler olacağı belirsiz sihirli bir kavram.
Özellikle ABD Başkanları ne zaman barış, demokrasi, insan hakları deseler,
Çatışmalar, savaşlar yaşanıyor, insanlar ölüyor.
Irak’ta, Libya’da, Suriye’de olduğu gibi…
Ülkemizde ise 1,5 yıl önce nedense iktidarın ve ortağının aklına düştü barış.
MHP-DB elini uzattı DEM Partisine, ardından terör örgütü liderini davet etti Meclise.
RTE-AKP’de “Terörsüz Türkiye” diye destek verdi bu davete,
Muhalefet yapanlar da barış adına katıldılar bu sürece,
“Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” kuruldu Mecliste.
6 ayda 19 toplantı, 58 oturum sonunda “umut hakkı” çıktı, terör örgütünün başına.
Madalyonun arka yüzüne bakalım ve soralım.
RTE-AKP ve ortağı barışı ve umudu kimin için istiyor?
Fırsatçı ve çıkarcı (oportünist) RTE-AKP’nin bu oyundan beklentisini öngörelim.
Sonrası, gün ola harman ola…
Gelelim bu süreçte mecburcu konumuna sokulan Cumhuriyet Halk Partisine (CHP).
Meydanlarda ve kamuoyu yoklamalarında halkın umudu ve desteğiyle açık ara öndeyken,
Bu oyunda ben de varım........
