menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kayıkçı Kavgaları ve Tükeniş -Melih Demirel Yazdı

10 14
09.02.2026

Memleketin gündemi ağır, ekonomi ağır, adalet ağır, adaletsizlik ağır, sokaklar ağır, yarınlar ise bu ağırlıkları taşıyamaz durumda… Fakat bu ağırlığın altında ezilmesi gerekenler başka, kendi iç çekişmelerine gömülenler başka… Yani başka dediysem, dertleri başka. Türkiye’nin muhalefetinde artık bir hakikatle yüzleşiyoruz: Bir siyaset yürüyüşü değil, bir kayıkçı kavgasıyla…

CHP’nin içerisinde yaşanan güç çekişmeleri, bitmek bilmeyen hizip savaşları ve yargı süreçleri, artık bir “mücadele” görüntüsünden çoktan çıkmış, düpedüz bir tükenişin vesikasına dönüşmüştür. Parti, ülkeye umut olma iddiasını bir kenara bırakmış, kendi içindeki koltuk hesaplarının, kadro savaşlarının, klik pazarlıklarının içine hapsolmuştur.

Bugün gelinen noktada mesele, kimin memleket için ne söylediği değil; kimin kime hangi dosyayı açtırdığı, hangi mahkeme koridorunda kimi sıkıştırdığı, hangi kongre salonunda kimin omzuna bastığıdır. Bu bir siyaset değil, bu bir bataklıktır. Kayıkçı kavgasının en trajik yanı da şudur: Kayık su alırken, içeridekiler hâlâ küreğin kime ait olduğunu tartışır.

Mevcut yönetimin zaten bırakın memlekete faydasını, kendilerine bile hayrının olmadığı artık açık bir gerçektir. Her yeni gün, her yeni açıklama, her yeni hamle; partiyi büyütmekten çok küçültmekte, güven vermekten çok yormaktadır. İktidarın yanlışları karşısında topluma nefes olacak bir alternatif üretmek yerine, toplumun gözü önünde bir iç savaş sergilenmektedir.

Öte yandan hakkını arayanlarında  masumiyet zırhı altında taşıdığı başka bir gerçek vardır: Bu kavganın büyük kısmı liyakatsizliğin eseri olan kadrosuzluğun doğurduğu bir........

© Medya Siyaset