Türkiye Kuşatma Altında – Hatice Topçu Yazdı
Hatice Topçu, ABD-İsrail-İran gerilimi üzerinden Büyük Orta Doğu Projesi’ni ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu jeopolitik riskleri analiz ediyor.
Hatice Topçu, ABD-İsrail-İran gerilimi üzerinden Büyük Orta Doğu Projesi’ni ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu jeopolitik riskleri analiz ediyor.
Emperyalizm hız kesmiyor. ABD-İsrail saldırılarıyla 28 Şubat 2026 başlayan süreç bir ayı geride bıraktı. Ancak bu sefer emperyalizmin hesapları tutmadı. ABD ve İsrail’in İran’ın dini liderini öldürmekle savaşı kazanacakları varsayımı çöktü. İran’ın bütün senaryolara hazırlıklı ve halkının devletinin yanında olması süreci İran lehine çevirdi.
Bölgemizde devam eden bu saldırıları sadece ABD-İsrail-İran üçgeninde değerlendirirsek büyük resmi göremeyiz. Büyük resim bu savaşın Orta Doğu’yu, dünyayı ve ülkemizi etkileyecek olması ve hatta dünya düzenini değiştirebilecek sonuçlar doğurabilecek bir özelliğe sahip olması.
Bu noktada yıllarca süren Büyük Orta Doğu Projesinin (BOP) hedeflediği dört ayağı ABD’nin Suriye temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack; “Terörsüz Türkiye dört ülkedeki Kürtleri bir araya getirmek için fırsat” sözleriyle açıkladı. Hemen arkasından, DEM Parti eş genel başkanı Tuncer Bakırhan bu açıklamanın üzerine atladı; “Kürtler bir gün mutlaka dört ülkede özgürlüğüne kavuşacak” dedi.
Bakırhan bu açıklaması ile barış ve demokrasi tatlandırıcısıyla allayıp pullayıp önümüze konulan terörsüz Türkiye sürecinin arka planını açık ettiği gibi, emirleri nereden aldıklarını da itiraf etmiş oldu.
Türkiye zor bir yerde. Çünkü içerde terörsüz Türkiye adıyla üniter ulus devletimizi, laik cumhuriyetimizi hedef alan bir proje, dışarda Tom Barrack’ın belirttiği dört ülkeden üçüncüsü olan sınır komşumuz İran’a yönelik saldırılar…
Bu noktada emperyalizmin ülkemizi bölme hedefi konusunda halen soru işareti olanlar varsa yazık, çok yazık. Çünkü bu proje doğrultusunda İran 3 parçaya bölündü. Suriye’nin 4 parçaya bölünme süreci devam ediyor; İran emperyalizme direniyor…
Böyle bir tabloda ülkemizde 180’in üzerinde siyasi parti var ve partilerin konuları ne kadar gündeme getirdikleri ortada. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisinin komisyona katılması, ortak metni imzalaması ve sonrasında bazı komisyon üyelerinin günah çıkarma amaçlı açıklamalarına da hep birlikte tanıklık ettik.
Büyükelçinin fırsat olarak gördüğü süreçte sıra komisyon kararında satır aralarında gizlenen yasal düzenlemelerin yapılmasına, Teröristbaşı Apo’ya İmralı’da yerleşke yapılması aşamasına gelindi. Yani Suriye’de kravat takılarak devletin başına getirilen terörist Ahmed eş-Şara, Türkiye’de kravat takılarak, kendisine yerleşke yapılacak olan teröristbaşı Apo…
Özetlemek gerekirse Türkiye kuşatma altında. ABD-İsrail’in İran’a planladığı kara savaşına çekilmesi yönünde çabalar devam ediyor. Yukardan gelen füzelerin İran tarafından atıldığı, NATO tarafından engellendiği gibi açıklamalar bunun göstergesi…
Türkiye ‘nin Irak ve Suriye’de izlediği yanlış politikalar, Barrack’ın ifade ettiği dört ülkeden ikisinde emperyalimin hedeflerine hizmet etti. İran konusunda cumhurbaşkanının itidalli açıklamaları devam ediyor. Ediyor ama unutmayalım bir yandan da Dışişleri Bakana İran’ı kınayan Riyad bildirisine imza koydu.
BOP’un ilerlemesini durdurmanın yolu, Türkiye’nin bu savaşa taraf olmamasıdır. Türkiye’nin savaşa çekilmesi manevralarını görmesi ve tarafsız tutumunu sürdürmesidir.
Türkiye Savaşa girerse savaşın sonucunu ABD-İsrail’den yana değiştirir ve bu da hedefteki dört ülkedeki Kürtlerin bir araya gelmesini sağlar.
Peki, dört ülkenin Kürtlerinin bir araya getirilmesindeki amaç, Tuncay Bakırhan’ın dediği gibi dört ülke Kürtlerinin özgürlüklerine kavuşması mı?
Düşünelim dört ülkedeki Kürtlerin bir araya gelmesini ABD-İsrail neden istiyor?
İşte bütün mesele bu! BOP tıkır tıkır işliyor ama İran bu projenin çökmesi için direniyor. Hatta ABD ve İsrail’in bütün hesaplarını alt üst etti.
Peki, BOP çökerse ne olur?
Türkiye’de yürütülen “Terörsüz Türkiye” süreci çöp olur.
Netanyahu ve Trump’un siyasi hayatları biter.
ABD’nin bazı eyaletlerinde başladığı ve devam ettiği bilinen bağımsızlık talepleri hız kazanır ve ABD’nin parçalanma süreci başlar.
Dünya çok kutuplu bir yapıya evrilir.
Türkiye bölgesi güvenliği ve kalkınması noktasında yeni ittifaklar oluşturulmasının öncüsü olur.
Türkiye I. Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında yer alarak giren Osmanlı’nın çekildiği tuzağına düşmemeli. O savaşın sonucu Osmanlı’nın parçalanması olmuştu!… İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
