Pelota: Bir oyundan fazlası
Aztek ve Maya kültürlerinin önemli bir olgusu olan Pelota oyununu Orta Amerika’ya seyahat etmiş olanlar bilir.
Özellikle Meksika (Yucatán Yarımadası), Guatemala ve Honduras’da arkeolojik alanlarda ayakta kalmış binaların arasında Pelota oyun sahalarının kalıntıları görülebilir. Oyunun ismi Azteklerde Tlachtli veya Mayalarda Pitz olarak adlandırıyordu. Pelota ismi İspanyolların bölgeyi fethetmesinden sonra verilmiş bir isimdir. İspanyollar bu oyuna “Juego de Pelota” yani top oyunu demişler ama kısalarak sadece top anlamına gelen Pelota ismi kalmış.
Oyun, sert ve yaklaşık 3-4 kilogram ağırlığındaki masif kauçuk bir topla, iki yanında yüksek duvarlar olan özel kortlarda oynanırdı. Oyuncuların topa el veya ayaklarıyla dokunması kesinlikle yasaktı. Oyuncular koruyucu deri ekipmanlar kullanarak topu sadece kalça, dirsek ve diz hamleleriyle yere düşürmemeye ve duvarlardaki dikey taş halkalardan geçirmeye çalışırlardı. Son derece sert ve fiziksel mücadeleye dayalı bir spordu.
Orta Amerika dünyasında Pelota asla sadece bir Pelota değildir; yaşamın, ölümün, iktidarın ve gökyüzünün, yeryüzünde bir kauçuk top çevresinde canlandırılmasıdır. Bu oyunun derinliklerine inildiğinde, basit bir fiziksel aktivitenin çok ötesinde, tıkır tıkır işleyen dinsel, politik ve sosyolojik bir sistem görürüz. Pelota gökyüzünün ve yeryüzünün sınırlarında dönen devasa bir kozmik tiyatrodur. Görünen dünya ile yer altı dünyası Xibalba arasında geçişi sağlayan bir portal olarak kabul edilen bu dar ve yüksek taş duvarlı kortlarda, havada süzülen ağır kauçuk top gökyüzünde geceyi ve gündüzü var eden güneş ile ayın ta kendisidir.
Mayalarının kutsal kitabı Popol Vuh’ta tasvir edilen İkiz Kahramanlar Hunahpu ve Xbalanque’nin yer altı tanrılarıyla oynadığı ölümcül maçta olduğu gibi, sahadaki her mücadele evrensel dengenin yeniden kurulmasını ve yaşamın karanlığa karşı zaferini simgeler. Nitekim Meksika’nın Yucatan bölgesindeki arkelolojik alan Chichen Itza’nın ünlü taş rölyeflerinde diz çökmüş, kafası kesilmiş bir oyuncunun boynundan fışkıran kanların bereketi simgeleyen yedi adet yılana ve yeşeren dallara dönüşmesi, bu ritüellerin tarımsal döngüyü sürdürmek için dinsel bir zorunluluk olduğunu da gözler önüne serer.
Bunların dışında bu sahalar dinsel ayinlerin ötesinde, aynı zamanda kralların güç gösterisi yaptığı ve diplomatik krizlerin çözüldüğü son derece işlevsel politik alanlardı. Aztek İmparatoru Axayacatl’ın Xochimilco hükümdarı arasında ortaya çıkan bir toprak ve vergi uyuşmazlığı savaşmak yerine pelota sahasında oynanan bir maç ile çözümlenmiştir. Axayacatl ile Xochimilco hükümdarı arasında yapılan bu bahiste Axayacatl, bir yıllık vergi gelirini ortaya koyarken, Xochimilco hükümdarı ise ünlü chinampalarından (yüzer tarım alanlarından) birkaçını ve bunlara bağlı vergi ayrıcalıklarını bahse dahil........
