Memeliyiz memeli
Bazılarımız “hayvan” lafını hakaret saysa da kadın ya da erkek olmamızdan bağımsız olarak hepimiz memeli hayvanlar grubundanız. Ancak kimimizin memesi minicikken kimimizinki kocaman ve her iki durum da dert, üstelik her iki cins için de. İyi de niye dert?
Yaşlandıkça kadınlardan daha büyük memelere sahip olan erkeklere sonra geleceğim ama yeni yetme bir delikanlıya “memeleri var” diye okulda akran zulmü uygulanıyormuş. O da çaresini okula gitmemekte bulmuş. Sadece okuldan kaçsa gene neyse de herkesten kaçar olmuş memelerinin utancından. Arkadaşlarıyla da, akrabalarıyla da görüşmez, bırak eğlence için, alışveriş için bile dışarı çıkmaz, doktora gitmeyi de kabullenmez olunca ailesi bu dert için kendisiyle konuşmamı rica etti.
Annesi beni oldu bittiyle evlerine misafir ettiğinde delikanlı daha ben kapıdan girerken odasının giysi dolabına saklandı. Dolabın kapısında annesinin döktüğü diller kâr etmedi. Onunla konuşamayınca ben de bari yazayım dedim. O okumayacak bu yazıyı biliyorum ama benzer derdi çekip durumu dolaba saklanacak kadar ağırlaşmamış olanlara belki de bir faydası olur.
Konu meme olsa da olmasa da kadın ve erkek ayrımı için bilinmesi gereken en temel şey aslında her erkeğin içinde bir kadın ve her kadının içinde bir erkeğin de var olduğudur. Bu durum sadece LGBT için geçerli değildir, hepimizde bu ikili cinsiyet var. Psikolojik bir şeyden değil, basbayağı fiziksel durumumuzdan söz ediyorum. Kadındaki gömülü penisten (clitoris) söz etmeyeceğim ama o da konuya dahil. Ömür boyu içimizde yaşayan karşı cins bazen dışarı da taşar. Kimi zaman memeyle, kimi zaman da bambaşka şeylerle. Bunun nedeni de doğal kimyamız yani hormonlarımızdır.
Bambaşka işler gören pek çok çeşidini barındırıyorsak da hormon denilince ilk aklımıza gelen cinsiyet hormonları oluyor. Konumuz da zaten onlar. En temel cinsiyet hormonlarımız olan östrojen kadınların, testosteron ise erkeklerin temel cinsel hormonudur. Cinsellik........
