menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erivan’daki Türk “casuslar”

34 0
07.06.2026

Görevini hakkıyla yapan vicdan sahibi bir gazeteci olsanız da, ne kadar dikkatli ve özenli davransanız da eleştirilerden ve hatta kimi zaman suçlamalardan kurtulmak çok zor.

Örneğin, Türkiye gibi ülkelerde iktidarı eleştirdiğiniz zaman otomatik olarak “muhalif”, muhalefeti eleştirdiğiniz zaman da hemen “yandaş” damgası yiyiveriyorsunuz.

Sizin, kimsenin etkisinde kalmadan, kimseye yaranmayı düşünmeden, herhangi bir maddi manevi çıkar gözetmeden vicdanınızın sesini dinleyerek sadece doğruluğuna inandıklarınızı yazdığınız, o eleştirileri yapanların aklına gelen en son seçenek bile olmuyor.

Ama bir suçlama var ki, “muhalif” ya da “yandaş” diye etiketlenmek onun yanında çok masum kalıyor.

Hangi ülke olursa olsun gazetecilere yönetilen en ağır ve en tehlikeli suçlamaların başında “casusluk” geliyor.

Bu öyle bir suçlama ki, sizin ajan olduğunuz iddiasını ortaya atanlar olmadığınızı kanıtlamanızı bekliyor. Tam bir çamur at izi kalsın, ayıklayabilirsen ayıkla pirincin taşını durumu. Elbette muhabir görünümüyle gerçekten ajanlık yapanlar vardır ama bu tür olayların çoğunda suçlama aslında siyasi oluyor yani gazeteci “kurban” seçiliyor.

Örneğin, Amerikan Wall Street Journal’ın muhabiri Evan Gershkovich 2024 yılında Rusya’da casusluk suçlamasıyla tutuklandı ve 500 gün cezaevinde kaldıktan sonra ülkesine iade edildi. Kremlin sözcüsü Dmitriy Peskov’a bakılırsa Gershkovich “suçüstü” yakalanmıştı.

Elbette bu somut olayda tutuklanan gazetecinin gerçekten casus olup olmadığını bilmem olanaksız. Belki gerçekten suçlu, belki ABD-Rusya arasındaki çekişmenin kurbanıydı.

Moskova’da görev yaptığım dönemde yazdığım haberler nedeniyle Türkiye, Rusya, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan ve Çerkes ajanı olduğumu iddia edenler oldu. Ama bu suçlamalar yazdıklarımdan hoşlanmayan kişiler tarafından ortaya atılmıştı, gülüp geçtim. Bir kez hariç kurumsal diyebileceğim suçlama olmadı ki o da evlere şenlik bir durumdu ama yine de tedirgin ediciydi.

Murat’ın başına gelenler

26 Ocak 2002 tarihinde Ermenistan Ulusal Güvenlik Bakanlığı (KGB), Türkiye adına casusluk yaptığı gerekçesiyle Murat........

© Medya Günlüğü