Hamidiye komutanının torunu: Kızıl Ordu’dan Meclis başkanlığına
Tarih bazen insan ömürlerini öylesine şaşırtıcı güzergâhlara sokar ki, en usta romancıların bile kurgulamaya cesaret edemeyeceği kadar zengin, bir o kadar da çelişkilerle dolu hayat hikâyeleri ortaya çıkar.
Coğrafyanın kader olduğu bu topraklarda, Kafkasya’nın dumanlı dağlarından Ankara’nın siyasi koridorlarına uzanan bir profili, sadece bir biyografi olarak değil; Türkiye’nin yakın siyasi tarihi, feodal yapısı ve merkez-taşra ilişkisi üzerinden okumak gerekir.
Bugün sizlere, adını Rusça “Prens” anlamına gelen “Knyaz” kelimesinden alan, Erivan Tarımkent’de dünyaya gelen, tahsiline Tarımkent’de başlayıp, Tiflis’te girdiği sınavların ardından Kiev’de askerî lisede okuyan, 1918 yılında mezun olduktan sonra Bakü’de Harp Okulu’nu bitirip bir yıl da teğmenlik yapan, kendi ifadesine göre, Ruslar Azerbaycan’ı istilâ ettiklerinde, “Kızıl Generaller Kursu”na katılması teklif edilen ama bu teklifi kabul! etmeyen ancak Sovyet Ordusu İran’a giderken birliği ile birlikte İran’a geçen Kinyas Kartal’dan, bir Çarlık subayının, Lev Troçki’nin Kızıl Ordusu’ndan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Başkanlık kürsüsüne uzanan o muazzam ve bir o kadar da sarsıcı serüveninden bahsedeceğim.
Kinyas Kartal, Gürcistan-Ermenistan hattındaki güçlü Bruki (Burukan) aşiretine mensuptu. Gençliği, 20. yüzyılın başındaki o devasa jeopolitik kırılmanın tam merkezinde geçti. Kürt aşiret mensubu bu genç, 1917 Bolşevik Devrimi’nin o kaotik günlerinde kendini bir anda Lev Troçki komutasındaki Kızıl Ordu’nun saflarında buldu.
Ancak Kafkasya’daki etnik gerilimler, devrimin getirdiği belirsizlik Burukan aşiretini ata topraklarından koparıp 1921 civarında Türkiye’ye, Van’ın Dibekdüzü köyüne göç etmeye zorladı. Hatıralarında o kanlı göç ve çatışma yıllarını şu çarpıcı sözlerle anlatacaktı:
“Eskiden yaşadığım yerlerde Ermeniler de şüphe yok ki vardı. Bunların arasında iyi komşuluk kurduğumuz, iyilik yapıp iyilik gördüğümüz Ermeniler de vardı. Birçok Ermeni dostum olmuştur. Ancak, sonradan anladık ki, Ermenilerin bir kısmı içinden pazarlıklı imiş. Müslümanların olmadığı........
