24 Ocak’ın görünmeyen mimarı
Bugün 24 Ocak. Türkiye’nin modern iktisat tarihinin en kritik eşiği, devletçi modelin tasfiyesi ve dünya piyasalarına eklemlenme beyannamesinin yıl dönümü.
Ancak 24 Ocak Kararları’nı sadece bir ekonomik paket olarak okumak eksik bir yaklaşımdır. Bu süreç, ekonomik bir paradigmanın askeri bir disiplinle nasıl tahkim edildiğinin, sivil bürokrasi ile askeri vesayet arasındaki o gerilimli ve “simbiyotik” ilişkinin hikâyesidir. Bu hikâyenin merkezinde ise henüz 30’lu yaşlarında bir “bürokratik dinamometre” durmaktadır: Hasan Celal Güzel.
24 Ocak ve 12 Eylül: Zorunlu bir ortaklık
1970’lerin sonunda Türkiye, “70 cente muhtaç” bir döviz darboğazı, karaborsa ve dış borç kriziyle sarsılıyordu. İthal ikameci model iflas etmişti. 24 Ocak 1980’de ilan edilen kararlar, bu tıkanıklığı aşmayı hedefleyen radikal bir cerrahi müdahaleydi. Ancak demokratik bir sistemde, sendikaların ve siyasi muhalefetin bu denli sert bir kemer sıkma paketine, ücretlerin baskılanmasına ve yüksek enflasyon riskine onay vermesi imkânsızdı.
İşte burada 12 Eylül müdahalesi, bu ekonomik programın “uygulama güvencesi” haline getirildi. Darbe, 24 Ocak Kararları’nın ihtiyaç duyduğu “dikensiz gül bahçesini” yarattı. Grevlerin yasaklanması ve siyasi partilerin kapatılması, serbest piyasaya geçişin toplumsal faturasının itirazsız bir şekilde ödetilmesine olanak sağladı.
Bürokrasinin genç beyni: Hasan Celal Güzel
O dönem henüz 35 yaşında olan Hasan Celal Güzel, Başbakanlık Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulunarak sivil bürokrasi ile askeri yönetim arasındaki........
