‘Dünya 5’ten büyüktür’ illüzyonu
Yıllardır Türk dış politikasının adeta amentüsü haline getirilen, meydanlarda kitleleri coşturan o meşhur sloganı biliyorsunuz: “Dünya beşten büyüktür.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi zekâsının bir ürünü olarak iç politikada son derece iyi iş yapan, kitlelere “küresel sisteme kafa tutan lider” imajını başarıyla pazarlayan bu söylem, ne yazık ki uluslararası ilişkilerin acımasız gerçekliği karşısında içi boş bir retorikten öteye geçemiyor.
Bu slogan, görünürde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) veto yetkisine sahip beş daimi üyesine yönelik haklı bir itirazı barındırıyor gibi sunulsa da, aslında doğrudan BM sisteminin bizzat kendisine yöneltilmiş toptancı bir eleştiridir. Evet, BM sistemi uzun yıllardır haklı olarak eleştiriliyor. Dünyadaki siyasi krizlere çözüm bulma konusunda hantal, çoğu savaşı önlemede yetersiz kalan, adaletsiz bir yapı olduğu sır değil. Hatta, Afganistan ve 2011’deki Libya müdahalesinde olduğu gibi, zaman zaman hegemon güçlerin operasyonlarına meşruiyet kılıfı sağlayan, yanlış uygulamalara imza atan bir mekanizma.
Ancak diplomasi tarihi, siyah ve beyazlardan ibaret değildir. Tüm bu ağır ve haklı eleştirilere rağmen BM, “Soğuk Savaş” döneminin o pamuk ipliğine bağlı hassas dengesinde, nükleer silahların gölgesindeki dünyayı yeni bir topyekûn dünya savaşından korumayı başarmış bir sistemdir. Her türlü defosuna rağmen, uluslararası ilişkilerde asgari bir müzakere zemini ve kural seti sunarak çok önemli roller üstlenmiştir. Erdoğan bu sistemi en sert perdeden eleştirip kitlelerden alkış alırken,........
