İsrail seçimleri yaklaşırken katil Netanyahu saldırganlığa devam ediyor
Siyonist işgal devleti İsrail, 27 Ekim 2026 günü yapılacak seçimlere hazırlanıyor.
Farklı dönemlerde toplam 17 yıldan fazla süre başbakanlık yapan, son olarak 2022 seçimlerinde partisi aşırı sağcı Likud adayı olarak yeniden aynı koltuğa oturan ve küçük faşist partilerle koalisyon kurup Gazze’de soykırımı başlatan Binyamin Netanyahu zor durumda. Önceki başbakanlık dönemlerinde yaptığı yolsuzluklardan dolayı zaten yargılanan Netanyahu, şimdi İsrail toplumu içinde ikili bir tepkiyle karşı karşıya.
7 Ekim 2023 Aksa Tufanı sırasında HAMAS tarafından rehin alınan İsrail vatandaşlarını umursamaması, yaptığı hava saldırıları ile rehinelerin bir kısmının bizzat ölümüne yol açması, ateşkesi reddederek rehine takasından uzak durmaya çalışması büyük tepki toplamıştı.
Rehinelerin aileleri bir araya gelip Netanyahu ve savaş hükümetini defalarca protesto etti. İsrail solu ve halkının bir bölümü bu harekete destek verdi. Bu basınç sonucu, hayatta kalan rehineler ile İsrail zindanlarında esir tutulan Filistinlilerin bir kısmı takas edilebildi. Fakat bu hareket, bu kez Gazze’de öldürülen çocukların resimlerini taşıyan yüzlerce protestocunun eylemi gibi radikal tepkiler doğurdu.
Fakat Netanyahu’ya yaygın toplumsal tepki, 2023’te Filistin direniş hareketlerinin yaptığı Aksa Tufanı’nı nasıl olup da öngörüp engellemediği ve üç yıldır birçok İsrail askerinin öldüğü savaşı koltuğunu korumak için bile bile uzattığı yönünde.
İsrail siyonistlerinin bir bölümü Netanyahu’yu çıkarcılıkla ve beceriksizlikle suçluyor. Yani soldan gelen sayısal olarak zayıf tepkinin yanı sıra sağ kanattan yükselen bir itirazla da karşı karşıya.
Peki Gazze kasabının seçim stratejisi ne? Bunun ilk adımı İsrail’deki binalara asılan dev Likud afişlerinde görüldü. “Onlar Netanyahu’nun kaybetmesini istiyor. Kazanmalarına izin vermeyin” yazısının altına dört ismin fotoğrafı konuldu: Recep Tayyip Erdoğan, Mücteba Hamaney (İran dinî lideri), Naim Kasım (Hizbullah Genel Sekreteri) ve New York Belediye Başkanı sosyalist Zohran Mamdani. Netanyahu kendisine karşı bir takım “dış mihrakları” göstererek oy istiyor. Bu isimlerin siyasi farklılıkları ortadayken, Trump’ın kurduğu “Gazze Barış Kurulu’nda” Netanyahu ile birlikte Türkiye’nin de yer aldığını hatırlatalım.
Suriye’de derinleşen işgal ve son saldırı
Seçim kampanyası için attığı ikinci önemli adımsa 18 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib vilayetinde bulunan Ebu Zuhur Askerî Havaalanı’nın İsrail ordusu tarafından vurulması oldu. Netanyahu’nun bu saldırı için gerekçesi Türk askerinin güneye inerek İsrail’e saldırı pozisyonuna geçeceği iddiası.
Vurulan havaalanına kısa süre önce bir Türk askeri birliğinin kaydırıldığı söyleniyor. Saldırı sırasında orada Türk askeri yoktu. Netanyahu, Türkiye’yi İsrail’e savaş açacağı yönünde suçlarken, yegane destekçisi ve ortağı ABD yönetimine bu saldırıyı önceden haber vermediği de ortaya çıktı.
ABD’nin Türkiye büyükelçisi ve Suriye özel temsilcisi Tom Barrack, saldırıyı sertçe eleştirdi. Türkiye sınırının 70 kilometre yakınına İsrail jetlerinin gönderilmesini, Ankara’dan karşılık bulabilecek bir girişim olarak değerlendirdi. Türkiye, bu saldırganlığa askerî yanıt vermedi fakat diplomatik olarak kınadı. Öte yandan İsrail’in ihtiyacının üçte ikisini sağlayan Azerbaycan petrollerinin Bakü-Tiflis-Ceyhan hattından karşılanması, Adana Ceyhan’a gelen tankerlerle taşınması aralıksız devam........
