Vicdanın Kaleleri
İnsan yalnızca aklıyla yaşayan bir varlık değildir. Onun içinde daha derin, daha sessiz fakat daha güçlü bir alan vardır: VİCDAN.
Vicdan, insan ruhunun derinliklerinde yankılanan ilahî bir çağrıdır. İnsan doğru ile yanlış arasında kaldığında, dış dünyayı etkileyen bir karar vermeden önce kendi iç dünyasında bir mahkeme kurulmuş olur.
İşte bu mahkemenin adı vicdandır.
Vicdan, insanı kötülükten alıkoyan ve iyiliğe yönelten içsel bir rehberdir. Ancak bu rehberin güçlü kalabilmesi için korunması ve beslenmesi gerekir. İnsan ruhunun iç dünyasında bazı erdemler vardır ki, vicdan için adeta aşılmaz kaleler gibidir. Sevgi, saygı, şefkat, merhametli farkındalık ve diğergamlık bu kalelerin başında gelir.
Sevgi, vicdanın kapılarını açan ilk anahtardır. Sevgi olmayan bir kalpte vicdan kolayca sertleşir. İnsan başkalarının acısını hissedemediğinde doğru ile yanlış arasındaki çizgi de bulanıklaşır. Oysa sevgi, insanın kalbini başkalarına açar ve vicdanın sesini daha berrak hâle getirir.
Saygı ise vicdanın sınırlarını korur. İnsan hem kendisine hem de başkalarına saygı duyduğunda iç dünyasında bir denge oluşur. Bu denge, vicdanın dağılmasını engeller. Çünkü saygı, insanın hem kendi varlığındaki........
