Büyük Şeytan ve içimizdeki hainler.
Büyük Şeytan ve içimizdeki hainler.
Muhammed Zahir Yıldız
"Kahpe içerden olunca kapı kilit tutmaz oğul! Halk içinde bozgunluk yapan haindir oğul!"
Anadolu irfanının bu kadim uyarısı, bugün küresel siyasetin laboratuvarında adeta bir deneyin sonucu gibi önümüzde duruyor. Yaşadığımız çağ, dışarıdan gelen top ve tüfek sesinden ziyade, içeriden sızan ve toplumsal direncimizi felç eden bir "sessiz istila" dönemi. İran’daki velayet makamının hedef alınması, sadece bir suikast ya da askeri operasyon olarak okunamaz. Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve onun bölgeye yayılmış "küresel taşeronlarının" yürüttüğü, yüksek teknoloji ile düşük ahlakın birleştiği bir yıkım projesidir.
Bu tablo, ne sadece ABD’nin teknik üstünlüğü ne de İsrail’in saldırganlığıyla izah edilebilir. Asıl trajedi, küresel güçlerin İslam coğrafyasında "satın alabilecekleri" ruhları devşirmiş olmasıdır. İnsanoğlu vahiy terbiyesinden uzaklaştıkça, kibrin ve hırsın esiri oluyor; inancını, namusunu ve vatanını satabiliyor.
Bu yozlaşma, tesadüfi bir süreç değil. Sosyal medya henüz hayatımıza girmeden çok önce, emperyalist istihbarat servisleri "sosyal araştırma" kılıfıyla coğrafyamızı haritalandırıyordu. Yıllar önce bir televizyon programında Ali Bulaç, bu süreci tam isabetle "beyaz casusluk" olarak tanımlamıştı. Bulaç, bu şirketlerin masum........
