menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Namaz Kılmadan Cennetlik Olan Sahâbî

6 0
19.01.2026

İslam tarihi bazı isimleri uzun yıllar süren ilim yolculuklarıyla, bazılarını büyük fetihlerle, bazılarını da tek bir anla kaydeder. O tek an, bazen bir ömürden daha ağır gelir. Amr bin Sâbit (r.a.) işte bu isimlerden biridir. Hayatı uzun uzun anlatılmaz; çünkü onun hikâyesi zamandan çok samimiyetle ölçülür.

Uhud Günü… Medine’nin tozu toprağı henüz dinmemiş, kılıç sesleri dağın eteklerinde yankılanırken Amr bin Sâbit, kalbinin sesini susturamamıştı. Henüz İslam’la bağ kurmamışken, Resûlullah’ın (s.a.v.) çağrısına kulak verdi. Ne uzun bir tefekkür süresi vardı ne de geçmişi dolduran ameller. Ancak içinde yankılanan hakikat, onu evinden alıp Uhud’a getirdi.

Sahâbîler onun hâline şaşırmıştı. Çünkü o güne kadar Amr bin Sâbit’in secdeye varmışlığı, oruçla tanışmışlığı bilinmiyordu. Buna rağmen kalbi, tereddütsüz bir teslimiyetle dolmuştu.

Resûlullah (s.a.v.) onun için şöyle buyurmuştur:

“Cennete girdiği hâlde hiç namaz kılmamış bir kimse gördüm.”
(Buhârî, Megâzî 18; Müslim, İmân 113)

Bu hadis, asırlardır zihinleri sarsan, kalpleri titreten bir hakikati fısıldar: Allah katındaki değer, sayıyla değil niyetle ölçülür.

İmanın Sessiz Ama Keskin Anı

Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyrulur:

“Allah, kimin kalbinde ne olduğunu en iyi bilendir.”
(Âl-i İmrân, 154)

Amr bin Sâbit (r.a.) için hüküm veren de kalbindeki o saf yönelişti. Uhud’a çıktığında ne bir menfaat........

© Maraş Gündem