menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EKSİK ETEK

2 0
yesterday

Toplum yapısının değişmesi ile birlikte kadının toplum içerisindeki rol ve sorumlulukları da değişti. Kadın anne, işçi, doktor, mühendis, pilot, milletvekili ve benzer mesleki sorumlulukları da almaya başladı. Bu sorumlulukların artarak devam etmesi erkek egemen milletlerde toplumsal dengeyi sağlıyor.  Sadece kadınların yönettiği ülkelerde yaşadığınız gibi fantastik bir kurguyu düşündüğünüzde de akıl sağlığı yerinde çocukların büyüdüğünü hayal etmek mümkün. Hakikatten de, savaşların çıkmasına neden olan vakaların perde arkasında genellikle erkekler var. Bizim düşündüğümüz bir hayali düşünceden ibaret.  Kadın,  toplum içerisinde korunup kollanması gereken ‘eksik etek’ mantığı ile büyütülen ve eğer geleceği okuyabilen yapıda ise, eksik etek olmadığını hayatı boyunca ispatlamaya çalışan ve bu durumun altında yük taşıyan kişidir. 

Aslında bu ispat çabası kendiliğinden gelir. Her ne kadar böyle bir zorunluluğu bulunmasa da içinde bunu taşır.  Daha sonra bu ispat çabası toplumda ‘erkek Fatma’ olarak değerlendirmesine neden olacaktır. Elbette seçim şansı kadında değildi. Toplumsal gerçekler neyi istiyor ise kadın da bunu yansıtıyordu. 

Kadın ne zaman ki toplumda insan olarak değerini bulur. O vakit kadın gibi yaşamaya devam eder. Bütün bu serzenişler boşuna değildir. Zira, toplumsal yapımız bu söylediklerimizi destekler durumdadır. 

Bu roller başlığında kadınların, sadece bir gün ile anılmasını çiçeklerle taçlandırılmasını doğru bulmuyorum. Kadının değeri yasalarla korunmadığı sürece emekçi kadınlar günü başlığı altında kutlama yapılması bizce ticari bir gösterişten öteye değil. 8 Martın Dünya Emekçi kadınlar günü olan ismini de kadınlar günü olarak nitelendiren bir anlayış bulunuyor.  Her gün ana akım medyada öldürülen kadınların varlığı ortadayken ve onları öldüren katillerin aldıkları, toplumun içini soğutmayan cezalar gerçeğimiz. Bu gerçek gün gibi ortadayken kadına atfedilen bir günü kutlamak arka planda gerçekçi gelmiyor. 

Ortada kalan yüzlerce travmalı çocukların geleceklerini düşününce, toplumsal yaranın bir üst noktaya taşındığını görmek mümkün. Hakikatine şahit olduğumuz yüzlerce örneğin arasında bizi derinden sarsan vaka ise geçtiğimiz günlerde 12 yaşındaki kızını okuldan almaya giden annenin yine çocuğunun gözlerinin önünde öldürülmesiydi. Anne okulun önünde yerde yatarken, o kız çocuğunun yerine kendinizi koyduğunuzda başlıyorsunuz en gerçek soruları sormaya.  Güçlü kadın sıfatı işte bütün bu toplumsal zorunluluktan kaynaklıdır. Birlikte yol yürüyerek engellerin aşıldığı, yalnız bırakılmayan kadınların olduğu, sınıfsal ayrılıkların yaşanmadığı ideal bir toplum hayalindeyiz. 

Bizim memlekette gücünü ailesinden alan kadınların sayısı da oldukça fazla. Gerek birebir tanıdığımız gerekse hakkında araştırma yaparak hangi yükleri omuzlandığını bildiğimiz kadınlar var. Sevgili Nurcan Zeyrek, bunlardan biri.  Kadın olarak çocuklarını yetiştirirken, bir yandan da değerli bir sosyal sorumluluk üstlenerek, şehrimizde ve ülkede katma değer üretmeye devam ediyor.  Kadınlar biliyor ki kadın dönüşürse toplumsal bakış açısı da değişecektir. Bu sorumluluk altında yükünü taşıyan tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi kadınlar günü kutlu olsun. 

En zor zamanlardan sonra dönüşen değişen tüm kadınlara ithaf ederiz.  Elimizin hamuru ile her yerde varız neticede.  Sağlıkla Kalın.   


© Manisa Meydan Gazetesi