menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasette Kartal, Karınca ve Karga Rolü

4 0
15.04.2026

Siyaset yalnızca iktidar mücadelesi değildir; aynı zamanda bir karakter, bir zihniyet meselesidir. Bu zihniyet, bazen bir kuşun uçuşunda, bazen bir canlının sabrında kendini anlatır. Kartal, karınca ve karga… Üçü de doğanın parçasıdır ama temsil ettikleri anlayışlar siyasette bambaşka karşılıklar bulur. Kartal yüksekten bakar. Karınca sabırla çalışır. Karga ise gürültüyle var olmaya çalışır.

Parti yönetimlerinde üç ayrı tutum   Kartal zihniyetine sahip bir parti yönetimi, ülkenin bütününü görür. Kısa vadeli çıkarların ötesine geçer, strateji üretir. Krizleri önceden sezer, kadrolarını buna göre kurar.  Karınca zihniyeti ise görünürde daha mütevazıdır. Büyük sözler söylemez ama ekip çalışmasını temel alır. Her koşulda L liyakatı önemser. Parti örgütlerini güçlendirir, saha çalışmalarını büyütür, seçmenle bağ kurar. Kartalın vizyonu varsa, karıncanın emeği vardır. Biri yön verir, diğeri tüm alanlarda yürütülen çalışmaları toplumsal yaşama  dönüştürür. Karga zihniyeti ise bambaşka bir yerde durur. Sürekli konuşur, tartışır, eleştirir ama üretmez.  Bencil ve kurnazdırlar. Parti içi çekişmeler, hizipler, dedikodular… Gürültü çoktur ama sonuç yoktur. Karganın olduğu yerde enerji tükenir, güven zedelenir. Ortak çalışma ve ortak kararların alınması mümkün olmaz.  

Yerel yönetimlerde dengeler Belediyelerde kartal olmak, kenti bütün olarak görebilmektir. Ulaşımı, çevreyi, sosyal yaşamı bir arada düşünmek; günü değil, geleceği planlamak demektir. Karınca burada en kritik rolü üstlenir. Mahalle mahalle çalışan, halkın derdini dinleyen, küçük ama etkili çözümler üreten odur. Büyük projelerin zemini, karıncanın emeğiyle hazırlanır.

Ama karga devreye girdiğinde tablo değişir. Projeler vitrine dönüşür, hizmet reklamın gerisinde kalır. Gürültü, gerçek işin önüne geçer. Şehir konuşur ama ilerlemez.

İl ve ilçe örgütleri Siyasetin kalbi il ve ilçe örgütleridir. Kartal burada yön gösterir; doğru analiz yapar, toplumsal eğilimleri okur. Karınca örgütü ayakta tutar. Kapı kapı gezer, insanlarla bağ kurar, partiyi canlı tutar. Seçim kazanılırsa, bu çoğu zaman karıncanın emeğiyle olur. Karga ise örgütü böler. Küçük hesaplar, kişisel hırslar, bitmeyen tartışmalar… Birlik duygusunu zayıflatır. Sonunda örgüt kendi içine kapanır, halktan kopar.

Siyasetin  ihtiyacı Bir ülkede siyaset insanın doğası gereği  bu üçlemeden oluşur.   Kartal vizyonu kurmalı. Karınca o vizyonu hayata geçirmeli. Karga çıkarı olduğu her yere masumiyet ile girdiği için siyasette uzun dönem var olur. Sorun, kargaların kartal gibi davranmaya çalıştığı, karıncaların yok sayıldığı ve kartalların kanatlarının yolunduğu an başlar. Siyaset yönünü kaybeder.

Bugün ihtiyaç duyulan şey açık: Yüksekten bakabilen kartallar, her pari, parti yönetimleri, üyeler için ülkeye kargaşanın kakalamasından kurtarmak için, ekonomik, siyasi bağımsızlık, eşit gelir dağılımı, hak ve özgürlükler ile yaşamak için  kartal olmak, karınca olmak gerek!  İvedilikle: Ülkeyi emperyalist kuşatmadan korumak, kaynakların kapitalist sömürünün elinden almak, halkça üretip halkça yönetim hayata geçirilmeli. 


© Manisa Meydan Gazetesi