menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon Krizi: Borsadan Ekonomiye Uzanan Etkiler

30 0
13.10.2026

Fon Krizi: Borsadan Ekonomiye Uzanan Etkiler

Türkiye'de Eylül 2026'da yaşanan yatırım fonu krizi, sermaye piyasalarının işleyişi ve yatırımcı güveni açısından önemli bir gelişme oldu. Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verilmesi, yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren bir süreci beraberinde getirdi. SPK, 23 Eylül'de yaptığı açıklamada Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre söz konusu fonlarda 455.758 tekil yatırımcı bulunduğunu bildirdi.

Yaşananlar, finansal piyasalarda biriken risklerin nasıl büyüyebildiğini ve bir piyasada ortaya çıkan sorunların diğer piyasalara hangi kanallardan yayılabildiğini yeniden gündeme taşıdı. Krizin önemi yalnızca yatırım fonlarının karşı karşıya kaldığı sorunlardan kaynaklanmıyor. Fon piyasasındaki gelişmelerin borsa, tahvil piyasası, banka mevduatları ve döviz hesapları üzerindeki olası etkileri, finansal sistemin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Yatırım fonları üzerindeki etkiler

Fon krizinin ilk etkisi doğal olarak yatırım fonları alanında görüldü. Tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü, eylül ayında yayımlanan haberlerde yaklaşık 890 milyar TL ile 1 trilyon TL arasında, dolar cinsinden ise yaklaşık 18-20 milyar dolar düzeyinde ifade edildi. Reuters'ın 29 Eylül tarihli hesaplamasına göre fonların toplam varlığı 31 Ağustos'ta yaklaşık 1,3 trilyon TL iken 16 Eylül'de yaklaşık 992 milyar TL'ye gerilemişti.

Ancak bu rakamları yatırımcıların kesinleşmiş zararı olarak değerlendirmek doğru değil. Fonların toplam büyüklüğü ile tasfiye sonucunda yatırımcılara geri ödenecek tutar birbirinden farklıdır. Nihai zararın belirlenebilmesi için fon varlıklarının gerçek satış değeri, yükümlülükleri ve tasfiye sürecinin sonuçları ortaya çıkmalıdır.

Fonların toplam varlıklarında yaşanan gerileme de tek başına zarar miktarını göstermiyor. Para çıkışları, finansal varlıkların fiyatlarındaki düşüşler ve portföylerin yeniden değerlenmesi toplam büyüklüğü farklı yönlerde etkileyebilir. Fonlardan çıkan paranın bir bölümünün banka mevduatlarına ve diğer yatırım araçlarına yönelmesi de bu dönemdeki gelişmelerin önemli bir parçası oldu.

Dolayısıyla fonların toplam büyüklüğündeki düşüş, yalnızca yatırımcıların kayıplarını değil, tasarrufların finansal sistem içindeki dağılımının değişmesini de yansıtıyor.

Borsa İstanbul üzerindeki etkiler

Fon krizinin en dikkat çekici yansımalarından biri Borsa İstanbul'da görülen satış baskısı oldu. Bazı fonların yatırımcıların geri ödeme taleplerini karşılamakta zorlanması, nakit yaratmak amacıyla portföylerindeki varlıkları satma ihtiyacını artırdı. Özellikle likiditesi düşük hisselerde yoğunlaşan satışlar, fiyat hareketlerini hızlandırabilecek bir mekanizma oluşturdu. Reuters'ın 1 Ekim tarihli değerlendirmesine göre fon piyasasındaki likidite sorunları, eylül ayında borsada geniş çaplı bir satış dalgasıyla bağlantılıydı.

BIST 100 endeksi eylül ayını yüzde 16,65 düşüşle tamamladı. Aynı dönemde Borsa İstanbul genelindeki şirketlerin toplam piyasa değerinde yaklaşık 4,5 trilyon TL'lik azalma yaşandığı Dünya Gazetesi tarafından hesaplanıp açıklandı.

Ancak bu rakamı yatırımcıların aynı tutarda nakit kaybettiği şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Piyasa değerindeki düşüş, şirket hisselerinin borsada işlem gördüğü fiyatların gerilemesi sonucunda hesaplanan toplam değer kaybını ifade ediyor. Ayrıca borsadaki düşüşün tamamını fon krizine bağlamak mümkün değil. Genel ekonomik koşullar, faiz beklentileri, şirketlere ilişkin gelişmeler ve yatırımcıların risk algısı da hisse fiyatlarını etkileyebilir.

Bununla birlikte, fon krizinin satış baskısını artırmış olması piyasa likiditesinin önemini bir kez daha gösteriyor. Belirli hisselerde yoğunlaşan portföyler ve aynı varlıklara yatırım yapan çok sayıda fonun eş zamanlı satışa yönelmesi, fiyat düşüşlerini hızlandırabilir.

Hisse fiyatlarındaki gerileme bireysel yatırımcıların portföy değerlerini azaltırken şirketlerin piyasa değerlerini de olumsuz etkiliyor. Düşen piyasa değerleri, şirketlerin sermaye artırımı yoluyla finansman sağlama olanaklarını sınırlayabilir. Finansman maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde bu durum, şirketlerin yatırım kararlarını ve büyüme planlarını da etkileyebilir.

Faizler, bankalar ve tahvil piyasası

Fon krizinin etkileri bankacılık sistemi ve faiz piyasalarında da hissedildi. TCMB Başkanı Fatih Karahan, 6 Ekim 2026'da yaptığı açıklamada, fon piyasasındaki gelişmeler sırasında banka mevduatlarının yaklaşık 800 milyar TL arttığını belirtti. Bu açıklama, fonlardan çıkan paranın önemli bir bölümünün bankacılık sistemine yöneldiğine işaret ediyor. Ancak söz konusu tutarın tamamının doğrudan fon tasfiyesinden kaynaklandığı veya yalnızca borsadan geldiği sonucuna varılamaz.

Mevduat artışı, bazı bankaların likidite koşullarını iyileştirmiş ve mevduat toplama........

© mahfiegilmez.com