menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokakların Sessizliği, Tatil ve Yarım Kalan Oyunlar

5 0
yesterday

Okullar kapanıyor. Tatil (mi?) geliyor. Sanırım modern dünyanın bize dayattığı en büyük yanılgılardan biri, çocukluğu sadece geleceğe hazırlanan bir “staj dönemi” olarak görmek. Çocuk, bugünün bir bireyi değil de sanki yarının yetişkini olmak için programlanmış bir proje gibi ele alınıyor. Bu projenin içine sığdırılmaya çalışılan yoğun müfredatlar, bitmek bilmeyen hazırlık kursları ve yapılandırılmış aktiviteler arasında ise iki hayatî kavram can çekişiyor: Tatil ve Oyun.

Bugün ‘tatil’ kavramı, çocuklarımız için bir dinlenme ve keşif alanından ziyade, ne üzücüdür ki “eksikleri kapatma” ya da “gelecek yıla ön hazırlık yapma” kampına dönüştürüldü. Oysa tatil, zihnin boş kalabildiği, dolayısıyla yaratıcılığın filizlendiği bir çorak arazidir. Bir çocuğun sıkılmaya da hakkı vardır. Sıkılan çocuk, iç dünyasına döner; hayal kurar, kendi oyununu icat eder. Bizler çocukların can sıkıntısını bir düşman gibi görüp her anlarını planladığımızda, aslında farkında olarak veya olmayarak onların kendi kendilerini yönetme yetenekleriniellerinden almış olmuyor muyuz?

Unutmayalım, bir bilgenin de dediği gibi, “Oyun, çocuğun en ciddi işidir.” Ancak bundan kasıt, kuralları anne babalar tarafından konulmuş, skora dayalı kulüp sporları ya da tablet ekranındaki dijital görevler değildir. Asla öyle de olmamalı zaten.. Çocuğun ihtiyacı olan şey; yetişkinler tarafından yapılandırılmamış,........

© Maarifin Sesi