menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Semerkant: Registan’da İlim, Çâkerdîze’de İtikat

15 0
29.09.2026

Semerkant’ı geziyoruz. Registan Meydanı’ndayız. Gülistan, gül bahçesi demekti. Registan ise kumlu yer demek. Gerçekten kumdan ve topraktan yapılmış ihtişamlı üç şaheser yapının bulunduğu bir meydan. Dünyanın en güzel mimariye sahip meydanlarından biri. Registan Meydanı, kataloglarda Özbekistan’ın görsel yüzü.

Mihmandarımız, meydandaki şaheser yapılar hakkında yapılış tarihleri sırasına göre bize bilgi veriyor:

Uluğ Bey Medresesi (1417-1420): Timur’un torunu Uluğ Bey tarafından yaptırılmış. Uluğ Bey’in asıl adı Muhammed Taragay. Timur İmparatorluğu’nun dördüncü sultanı. Aynı zamanda Türk-İslam dünyasının en büyük gökbilimci ve matematikçilerinden biri. Meydandaki en eski yapı Uluğ Bey Medresesi. Bu mekân, tarihte “Semerkant Astronomi Matematik Okulu” adıyla döneminin en önemli akademi merkezi olmuş. Burada matematik, astronomi ve teoloji dersleri okutulmuş. Medrese, Bolşevikler döneminde tahrip edilmiş. Ancak 1980’li yıllarda başlayan perestroyka (yeniden yapılanma) hareketi bağlamında, 1990’larda Uluğ Bey’in 600. doğum yılı anısına yıkılan kısımlar aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiş (restore edilmiş). Uluğ Bey’in bir de astronomi gözlemevi var. Oraya daha sonra gidip göreceğiz.

Bir diğer şaheser, Şirdâr (Şirdor/Aslanlı) Medresesi. Yapılış tarihi 1619-1636. Uluğ Bey Medresesi’nin tam karşısına, Uluğ Bey Medresesi’nden yaklaşık 200 yıl sonra yaptırılmış. Mimarisi adeta Uluğ Bey Medresesi’nin ikizi gibi. Bu medrese, dönemin Semerkant valisi Yalangtuş Bahadır tarafından yaptırılmış. Şirdâr Medresesi, taç kapısı üzerindeki aslan/kaplan ve ceylan motifleriyle ün salmış. Bu medresede mimar, İslam sanatındaki hayvan tasvirleri yasağına adeta meydan okumuş.

Meydandaki üçüncü şaheser, Tilla Kari Medresesi. Tilla, Farsça “altın”; kari ise “işleme”, yani “altın işlemeli, altın kaplamalı” anlamına geliyor. Malum, “kalemkâri”, “ahşapkâri”, “tillakâri” gibi zanaatlar Asya-Türk-İslam sanatına mahsus. Bu medrese de yine Yalangtuş Bahadır tarafından 1646-1660 yılları arasında yaptırılmış. Aslanlı Medresesi’nden yaklaşık 27 yıl sonra inşasına başlanmış. İçinde büyük bir mescit bulunan bu medrese, iç süslemelerindeki yoğun altın yaprak motifleriyle hususiyet kazanmış. Sözü şair dostum Tacettin Şimşek’in rubaisine bırakalım:

“İnsan dediğin yazdığı destanla güzelBülbülse şiir yüzlü gülistanla güzelBilmem ki Registan mı Semerkand’la şirinBilmem ki Semerkand mı Registan’la güzel”

Registan Meydanı’nda “U” düzeninde yerleştirilmiş bu üç ihtişamlı şaheser, fevkalade bir uyuma sahip. Bu yerleşim şeklinin bir örneğini Buhara’da da Pay-i Kelan Meydanı’nda görmüştük. Ancak bu meydanda medreselerin yerleşim şekli, yükseklik ve büyüklüklerindeki oransal uyum, taç kapı benzerlikleri, sanki aynı zamanda, aynı mimar........

© Maarifin Sesi