menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Vusule Giden Yol: Usul

31 0
21.04.2026

İnsan çoğu zaman sonuca odaklanır. Bir an evvel varmak, ulaşmak, elde etmek ister. Oysa varılan yer kadar, oraya nasıl varıldığıdır önemli olan. Çünkü her yol, yolcunun içine bir şey bırakır. Usul, bir yöntemden öte insanın kendini taşıma biçimidir.

Kısa yollar, pratik çözümler, hızlı sonuçlarla hızın öne çıktığı bir çağda yaşıyoruz. Bir işi en çabuk nasıl bitireceğimiz üzerine çok düşünüyoruz; fakat o işin bize ne kattığı ya da bizden ne götürdüğü üzerinde yeterince durmayız.

Bu durum gündelik hayatın içinde sıkça yaşanır. Bir öğrenci, konuyu hızlıca geçmek ister; anlamaktan çok yetiştirmeye odaklanır. Bir öğretmen, anlatacağı yeri bitirmeyi önemser; fakat o bilginin öğrencide nasıl karşılık bulduğunu fark etmeyebilir. Oysa öğrenme, sadece bilgiye ulaşmak değil; o bilgiyle kurulan ilişkinin olgunlaşmasıdır. Aceleyle geçilen her konu, zihinde bir iz bırakmadan kaybolur. Emek verilmeden edinilen her şey, çoğu zaman insanın içinde yer tutmadan silinir.

İnsan yaptığı işi tamamladığında rahatlar; fakat o işi nasıl yaptığı üzerine çoğu zaman düşünmez. Kendine sorması gereken: Bu süreç bana ne kattı? Sabrımı mı artırdı, yoksa tahammülsüzlüğümü mü besledi? Dikkatimi mi derinleştirdi, yoksa yüzeyselliğimi mi artırdı? Gibi soruları sormaz. 

Usul, insanın yaptığı işten önce, kendine ve yaptığı işe ne kadar katkı sağladığı ile; bir işi yaparken gösterilen dikkat, sabır ve özenle ilgilidir. Sadece ne yaptığımızı değil, nasıl yaptığımızı da önemsemektir. Çünkü insan, yaptığı işlerde görünür; ama o işleri yaparken taşıdığı dikkatle derinleşir. Bu yüzden usul, sonuca giden bir araç değil; başlı başına bir kendini terbiye etme biçimidir.

Usulün........

© Maarifin Sesi