menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayra Adanmış Bir Ömür: Esat Kılaç

22 0
07.03.2026

Ne Erzin’e gittim ne de Hatay’ı gördüm. Gezip tozma konusunda pek başarılı olmasam da bu, Erzin ve Hatay hakkında malumat sahibi olmadığım anlamına gelmemeli. Coğrafya kitaplarından, haritalardan, envaiçeşit medyadan okuyup öğrendiklerim, görüp duyduklarım var elbette. Bir de Erzinli veya Hataylı dostlarım.

Özel okullarda mesai arkadaşlığı yaptığımız kadim dost Nuri Atıcı da bu dostlardan birisidir. Aslen Erzinli olan Nuri Hoca’m, çoğu sohbetimizde muhtelif vesilelerle bir ‘Esat Amca’dan bahseder, onun erdemlerini dile getirir. Ben de anlatılanları menkıbe tadında dinlerim.

Nihayetinde merak edip araştırdım, sorup öğrendim. Bu muhterem şahıs, çevrede Kazanlı Hoca adıyla meşhur Mansur Kılaç’ın çocuklarından birisi olan Esat Kılaç’tır. Kendisi Erzin eşrafından. Hayatı boyunca hayır hasenat işlerinin yanında siyasetle de meşgul olmuş. Merhum Necmettin Erbakan siyasete girdiği yıllardan itibaren onunla yol arkadaşlığı yapmış. Kurduğu partilerin Hatay’daki teşkilat sorumlusu. Aynı zamanda Hoca’nın yakın dostu.

Erbakan Hoca, Esat Amca’dan bir milletvekili seçimi öncesi Hatay’ın milletvekili aday listesini hazırlamasını talep etmiş. O da listeyi hazırlamış. Ancak, hazırladığı listenin değil başına, hiçbir yerine kendi ismini yazmamış. Üstelik Hoca’nın, yani partinin genel başkanının telkinlerine rağmen. Bir insan bu kadar mütevazı, bu kadar had bilir olur.

Yıllar sonra bir başka seçimde Erbakan Hoca, Esat Amca’nın kardeşlerinden birisi için “Onu seçilecek sıradan aday gösterelim.” teklifinde bulunmuş. Esat Amca, kardeşinin henüz genç olduğu bahanesiyle bu teklifi de kibarca geri çevirmiş.

Her duyduğumda hayranlıkla dinlediğim bu yaşanmışlıklar; onun mevki makam, dünyalık menfaatler ve şöhret peşinde olmadığının açık göstergesi değil midir? Bu davranışları onun asıl maksadının rol yapıp makam kapmak değil, Allah rızası olduğunu göstermeye yetmez mi?

İnsan bunları öğrenince günümüzde bürokrasi veya siyasette mevki makam elde edebilmek için her türlü entrikaya başvurmaktan, en yakın dostlarını bile incitmekten geri kalmayan menfaatperestlerin kulaklarını çınlatmaktan kendini alamıyor.

Hayır işlerinde çevresini teşvik etme hususunda da oldukça maharet sahibi olan bu hayırsever insan, öncelikle kendi malını ve mülkünü iyilik yolunda harcamaktan çekinmiyor. Ziraat ve ticaretten elde ettiği kazancının çoğunu bu yolda harcıyor.

Esat Amca’nın bir başka yönü vefası ve fedakârlığı. Evlenmeye teşebbüs eden arkadaş, kız tarafının ‘uzaklık’ bahanesiyle isteksiz davranması üzerine Esat Amca’nın kapısını çalıyor. Esat Amca da “Hay hay” diyerek ileri yaşına rağmen Erzin’den kalkıp otobüsle bin kilometre uzaklıktaki Balıkesir’in yolunu tutuyor. Üstelik hanımıyla birlikte. Müşkülü halletmekle kalmıyor, düğüne de katılıyor. Arkadaşın bu konudaki yorumu şu: “Mahalledeki gençlerden birisiydim. Herhangi bir yakını değildim. İlgilenmeyebilirdi…”

Küçük büyük herkesle tatlı bir iletişim kuran Esat Amca, aynı zamanda muhataplarına saygılı bir şekilde hitap etmekten çekinmiyor. Arkadaş, “Bana ‘Nuri Efendi’ diye hitap etmesinden büyük keyif alıyordum. Oysa henüz bir talebeydim.” diyor.

Sigara konusunda da çok hassas olan Esat Amca, sigara içenlere, özellikle dükkânına gelenlere mutlaka birtakım nasihatlerde bulunmaktan geri kalmıyor. Hani çoluk çocuğun rızkını boşa harcamayın, sağlığınızı tehlikeye atmayın, çevrenizdekilere rahatsızlık vermeyin babından. Yine emir bi’l-ma‘rûf nehiy ani’l-münker, faiz ve ahlaki konularda çok hassas. İnandığı gibi yaşayan, Kur’an ahlakına sahip bir Müslüman.

Onun karşılaştığı bazı durumlarda da ilginç tavsiyeleri, basit fakat arifane yol göstermeleri varmış arkadaşın anlattığına göre. Önünde ağaç bulunmayan evlerde yaşayan köylülere; “Neden ağaç dikmiyorsunuz?” diye sorduğunda aldığı “Su yok, ağaç yetişmiyor.” cevabı üzerine “Yahu” diyor, “Siz, ağacı dikin. Abdest alıyorsanız aldığınız abdestin suyunu, değilse temizlik yaptığınız suyu dibine dökün. Dikili ağacınız olsun.”

“Mallarınızı Allah yolunda harcayın ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. Bir de iyilik edin ve yaptığınızı güzel yapın. Doğrusu Allah, iyilik eden ve işini güzel yapanları sever.” (Bakara, 195) ayetini şiar edinen merhum Esat Kılaç Amca, doksan altı yaşlarındayken 2021 yılı Nisan ayında, malum Covid salgını günlerinde vefat etmiş. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin.

Ne diyordu üstat Necip Fazıl:

Ne kervan kaldı, ne at, hepsi silinip gitti,

“İyi insanlar iyi atlara binip gitti.”

“İyi insanlar ve iyilikler unutulmaz” veya “İyilerin gölgesi uzun olur.” Bu da bizden olsun.


© Maarifin Sesi