Anadolu İrfanı, Dayanışma ve Eğitimin Kaybolan Ruhu
Modern dünya, başarıyı çoğu zaman bireysel performansla ölçüyor. Daha çok kazanan, daha çok öne çıkan, daha hızlı yükselen insan modeli kutsanıyor. Oysa Anadolu’nun asırlardır taşıdığı irfan, insana bambaşka bir yerden bakıyordu. Çünkü bu topraklarda insan; yalnız başına büyüyen değil, birlikte güçlenen bir varlıktı. Bir sofranın etrafında toplanmak, bir derdi paylaşmak, bir çocuğun elinden tutmak sadece sosyal davranış değil; aynı zamanda bir medeniyet anlayışıydı.
Anadolu kültüründe “ben” yerine “biz” vardır. Komşunun aç yatması ayıp sayılmış, yolcu kapıdan çevrilmemiş, çocuk yalnız bırakılmamıştır. Bu anlayışın en güçlü yansıma alanlarından biri de eğitim olmuştur. Çünkü bizim geleneğimizde okul sadece ders anlatılan bir bina değildir. Okul; paylaşmayı öğrenen çocukların, birbirine omuz veren öğretmenlerin ve eğitime gönül veren ailelerin ortak yuvasıdır.
Eskiden bir çocuğun başarısı sadece kendi başarısı değildi. Mahallenin öğretmeni, komşusu,........
