Toplumun yeni kesimleri
Son yıllarda “ev genci” kavramını sıklıkla duyar olduk. Ne eğitimde ne istihdamda olan, çoğu zaman bir odanın içinde günlerini geçiren, dış dünyayla bağı giderek zayıflayan gençler… İstatistikler bu tabloyu sayılarla anlatıyor olabilir ama meselenin asıl ağırlığı rakamlarda değil, hayatların içinde.
Bu gençlerin hikayesi tek tip değil. Kimi üniversite mezunu ama iş bulamamış, kimi okulu yarıda bırakmış, kimi de ne yapacağını bilemediği için hayattan bir adım geri çekilmiş. Dışarıdan bakıldığında “çalışmıyor” veya “okumuyor” gibi basit etiketlerle tanımlanıyorlar. Ama içeride çok daha karmaşık bir durum var: umutsuzluk, yönsüzlük, özgüven kaybı ve bazen de sessiz bir kabulleniş bulunuyor.
En çarpıcı olan ise bu durumun çoğu zaman görünmez kalması. Çünkü bu gençler sokakta değil, evde. Bir protestonun parçası değiller, bir tartışmanın merkezinde değiller. Göz önünde olmadıkları için de mesele çoğu zaman erteleniyor, öteleniyor. Oysa her kapalı kapının ardında, hayata karışmak için bir zamanlar........
