Değer Vermek
İnsana verilen en büyük hediyedir değer vermek. Yaratan öyle değer vermiş ki insana yüce kitabımızda şöyle izah etmiş; “Kim bir cana kıyarsa sonu ebedi cehennemliktir, kimde bir canı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibidir.”
Yaratan böyle değer vermiş cana, peki biz ne kadar değer veriyoruz yaratılmışlara?
İnsanın ölmesi veya yaşaması sadece fiziksel değildir. Bazen fiziksel olarak ölmez insan, değersizlikten, itilmekten, kakılmaktan, yok sayılmaktan ölür.
İnsana verilen değer, verdiginiz hediyeler, mallar, paralar veya imkanlarla değil, davranışla ölçülür. İnsanı yaşatan görülmek, duyulmak ve anlaşılmaktır.
Çocuklarımıza gerçekten ne kadar değer veriyoruz? Onlara tablet, telefon, oda vererek, müthiş kıyafetler ve yiyecekler alarak, özel okullara göndererek mi değer veriyoruz; yoksa belki böyle imkanları veremiyor ancak onunla vakit geçiriyor, sözünü dinliyor, konuşurken gözümüzle kulağımızla ona teslim mi oluyoruz? Bir çocuğa verilmesi gereken en kıymetli olan sevgiyi, saygıyı, onu hayata hazırlayan disiplini ve karakteri veriyor muyuz?
Ve bir an durup düşünün! Peki insan olarak kendinizi değerli hissediyor musunuz?
Gün geçtikçe artan cilalı-boyalı okullarımız, sahalarımız, parklarımız…Gençlere geri ödemesiz burs, evlenme yardımı, tablet, telefon, bilgisayar alımında vergi muafiyeti, değerli hissettirir mi?
Yılın bir günü oturulan makamların ve kürsülerin çocuklara devredilmesi acaba onlara siz bizim için değerlisiniz mesajını vermeye yeter mi? “Geleceğimiz sizlere emanet” derken acaba “Bugünümüz de size emanet” diye içlerinden geçirirler mi? Siz bizim önden gidenlerimiz, yol gösterenlerimizsiniz, siz bize örnek olun ki biz aldığımız bayrağı daha ileriye taşıyalım hissiyatı oluşturur mu?
Oysa basit şeylerdir insanı değerli hissettiren… 15-20 kişilik sınıflarda eğitim görmek, hastaneye vardığınızda doktorun yüzünüze bakması insan olduğunuzu hissettirir; işinizi yaptırmak için şu birim bu birim diye sizi savurmamaları; aşağı git, yukarı git, sağa dön, sola dön demek yerine işlerinizi hızlıca çözebilmeleri ve yardımcı olmaları insana kendini değerli hissettirir. Sınava girdiğinizde kimsenin referanslarını kullanarak önünüze geçmeyeceğini, randevu aldığınızda kimsenin kaynak yapmayacağını bilmek kendinizi değerli hissettirir.
Makama, mevkiye ve koltuğa oturanların zamanı gelince koltuğunu gençlere devretmesi, onlara el vermesi değerli hissettirir. Yazdığınız şikayetin çözüme kavuşturulması değerli hissettirir. Zulme ugradığınız da hakkınızı alabileceğinizi bilmek; esnafa vardığınızda binlerce eşyayı incelediğiniz halde satın almadığınızda kavga çıkartmaması, sağlığınızı tehdit eden malzemeler kullandığında işletmenin kapatılacağını bilmek, kendinizi değerli hissettirir.
Sokaklarda, yollarda polisin görülmesi güvende olduğunuzu ve siz bizim için değerlisiniz hissi uyandırır.
Sizi dolandıranların, hakkınıza girenlerin cezalandırıldığını görmek değerli hissettirir, bir güç sahibinin onurunun ve malının korunması gibi sıradan bir insan olarak sizin de onurunuzun ve malınızın korunacağını bilmek kendinizi değerli hissettirir.
Dileğimiz; insanların değersizlikten yavaş yavaş solmadığı, aksine değer gördükçe çiçek açtığı, nefes aldığı, her anı huzurla yaşadığı, mutlu bir yaşam sürmesidir.
