Fil Yavruları
Bu hafta sizlere III. defterde yer alan “Fil Yavruları” kıssasından bahsetmek isterim.
Hz. Pir okuyacağımız satırlarda hangi sırları bizlere anlatmak istedi ise, Rabbim onları yüreğimize ilmek ilmek işlesin, idrak ettirsin ve hayatımıza dahil etmeyi nasip etsin.
Belki işitmişsindir; Hindistan’da arif bir adam, dostlarından birkaç kişinin uzak bir yolculuktan aç ve çıplak bir hâlde geldiklerini gördü. İrfandan kaynaklanan merhameti ve sevgisi coştu; onları güler yüzle karşılayıp hoşça bir eda ile selam verdi. Dedi ki; “Biliyorum, mideniz bomboş, çok açsınız. Açlıktan âdeta Kerbelâ’ya düşmüş, bu yüzden zahmetlere, sıkıntılara uğramışsınız. Fakat ne olursa olsun dostlar, Allah aşkına olsun, sakın fil yavrusu yemeyin. Şimdi gideceğiniz yolun üzerinde fil yavruları var. Öğüdümü candan, gönülden dinleyin de fil yavrusuna dokunmayın. Onları avlamak gönlünüze pek hoş gelir. Çünkü onlar çok körpe, latif ve semizdir. Fakat anaları pusuya yatmış, onları gözetmektedir. Her ana gibi, ana fil de yavrusuna çok düşkündür. Gereğince yavrusunun arkasına düşer, ağlayıp inleyerek yüz fersah yol alır. Âdeta hortumundan ateşler saçar, dumanlar savurur. Yavrusuna merhameti çoktur. Sakın ha yavrusunu avlamayın”.
Sonra nasihatçi sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu nasihatimi tutun da gönlünüz,........
