BENİ ANLA
Bu sadece insanlar için değil, nefes alan her canlı için karşı taraftan beklenen bir şeydir: anlaşılmak... Aslında bu, varoluşun bir işaretidir. Biz, bu işaretleri takip ederek ve karşımızdakini anlamlandırarak anlam buluruz.
Bir yere koyamadığımız, anlamını yitirdiğimiz, terazi kefesinde kifayetsiz duran ve tüm çağrılara karşı çevrim dışı kaldığımız ne varsa bizim için yok hükmündedir. Değer; tanımın içinde yer bulmak değil, diğer varlıkların arasında taliplisi olmaktır.
Talip olanlar takip eder. Takip edilen yücelir; sözleri yere düşmez, ayakaltı olmaz. Kulaklarda pas değil, dinginlik bırakır.
Tüm hayvanlarda da öyle değil midir? Lider olanın duruşu, kendisine tabi olanlarla ve onların izlediği yollarla belli olur. Gücün anlamı; boyun eğenlerle, çevrende birikenlerle, adının geçtiği yerde sevgi selinin bentleri yıkmasıyla ya da yüreklerde korku dağlarının yükselmesiyle ortaya çıkar.
İnsanoğlu hep anlaşılmak ister. Savaşlarında bile sebebi karşı tarafın anlayışsızlığında arar. “Beni anlamadın” sözü, sonrasında söylenen bütün sözleri yıkar geçer. Katliam yapan da, katliama uğrayan da; katil de, maktul de anlaşılamamanın kurbanı rolünü........
