menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çoğunluğun kararı, azınlığın hafızası: Haydar Apartmanı’na erken veda

9 0
20.04.2026

TEZCAN KARAKUŞ CANDAN

Yüzyıla merdiven dayamış, kırlangıç geçmeli ceviz bir çeyiz sandığını almak için Ayrancı’ya gittiğimde, kendimi mekânsal bir yok oluşun darmadağın ettiği, bir yuvanın içinde buldum. Sandığı almak için verilen adreste , üzerime erken bir vedanın ağırlığı çöktü. Araştırmacı olarak yer aldığım Sivil Mimari Bellek Ankara Projesi kapsamında tespit ettiğimiz, bakmaya kıyamadığımız o güzel binalardan birisi daha kentsel dönüşüme kurban ediliyordu.

Ceviz sandık ve Haydar Apartmanı-Tezcan Karakuş Candan

Karşımda bu şehir hâlâ nefes alıyor, hafıza hâlâ geleceğe taşınıyor dedirten o yapı, suskun ve hüzünlü bir havanın içerisinde karşıladı beni. Artık bir yuva olmaktan öte, verilmiş ve kesinleşmiş bir kararın içindeydi. Yıllarca o caddede, bahçesindeki 80 yıllık çam ağaçlarıyla, sokaktan geriye çekilen yapısıyla, sokağın kimlikli yüzlerinden biriydi Haydar Apartmanı.

Kolektif bir yuvanın inşası

Haydar Apartmanı İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan bir grup mühendis ve mimarın oluşturduğu Yuva Yapı Kooperatifi tarafından yaptırılır. Projelerini çizenler kooperatifin kurucularıdır aynı zamanda. Mimari projesini Şükrü Cenan tasarlar. Elektrik projelerinin müellifi Nafia Vekâleti’nde, yani Bayındırlık Bakanlığı’nda müdür olan elektrik mühendisi Mustafa Demirdelen’dir. Binanın statik projeleri ve fenni mesuliyeti kurucularından biri olan, bir zamanlar bakan olan yüksek inşaat mühendisi Oğuzhan Asiltürk’ün kardeşi Atilla Asiltürk’tür.

Yani Haydar Apartmanı bir müteahhidin değil, içinde yaşayacak olanların kolektif eseri olarak, ete kemiğe bürünüp yuva olmuş bir mekân. Binanın harcına teknik akıllarını karıştıranlar, Nafia Vekâleti’nde bu ülkenin imarını var edenler, yollarını, köprülerini kuran mühendis mimarlar. Bu kez kendilerine bir yuva kurma cesaretini gösterirler. Kim bilir belki de apartmanın adı bu cesaretin timsali olarak Haydar konmuştu.

Haydar Apartmanı’nın yapımına Emlak Eytam Bankası’ndan alınan kredilerle 1963’te başlanır. İnşaat 1964’te tamamlanır. Beton duvarlar artık insan sesleri ve nefesleri ile yaşamaya başlar. Herkes için eşit küçük ama kullanışlı, 78 metrekarelik 2 1 daireler, her katta 4 daire olmak üzere planlanır. Daireler iki blok halinde zemin artı üç kat ve bodrum olarak yapılır.

Mimari proje, yapı ruhsatı ve proje kapağı-Sivil Mimari Bellek Ankara Projesi

Işıkla kurulan eşitlik, sahanlıkta kamusallık

Mimari projesinde ışıkla kurulan dengeye, mekânlar arasında gözetilen eşitliğe tanık olursunuz. Kimse diğerinden fazla yer kaplamaz; kimse diğerinden fazla ışık almaz. Bu bir mimari tercihten öte bir yaşam felsefesi.

Apartmanın girişi ile merdivenleri, koridordan süzülen şeffaf aydınlıkla birbirine bağlanır. Işık sanki bu yapının içinde dolaşan görünmez bir komşu gibidir. Bu saydamlık komşuluğun açık, birbirine değen hâlinin mekâna işlenmiş dantelası gibidir.

Haydar Apartmanı giriş aydınlığı

Cumhuriyet’in ülkeye hizmet etme idealiyle yoğrulmuş teknik kadroları ve bürokratları, bu merdiven........

© Kısa Dalga