menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Partilere para, çok olan üyeden değil Hazine’den

45 3
04.01.2026

Katılımcı ya da temsili demokrasilerin olmazsa olmazı siyasi partilerdir. Halkın yönetime dolaylı ya da doğrudan katılmasının aracıdır siyasi partiler. Kendileri bir demokrasi aracı olmalarına karşın siyasi partilerin işleyişinde demokrasiden söz etmek mümkün değildir. TBMM’de binlerce yasa çıkarılmasına karşın partilerin iç işleyişlerini düzenleyecek Siyasi Partiler Yasası’na bir türlü sıra gelmemiştir. Gelmez de.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2 Ocak 2026’da açıkladığı verilere göre Türkiye’de şu anda resmi olarak 188 siyasi parti var. Bu partilerin sadece 38’i gerekli örgütlenme koşullarını yerine getirdiği için seçimlere katılma hakkına sahip. Geri kalan 150 partinin kurulma gerekçelerine tek tek bakmak lazım. Parti kurma prosedürünün de çok basit olduğunu söyleyelim.

Parti içi demokrasiler işlemeyince ya da partiler, kendilerini var eden siyasi çizgiden ayrıldıkları zaman kopmalar da kaçınılmaz oluyor. İçinden parti çıkmayan parti yoktur. 23 yıllık ömründe AKP’den 4 parti çıkmıştır. 9 yıllık İYİ Parti’nin içinden ise 2 parti. AKP ile İYİ Parti’nin de başka partilerin içinden çıktıklarını unutmayalım.

Millî Görüş hareketinin lideri Necmettin Erbakan partilerinin üye sayısını çok önemserdi ve “Üye sayımız 5 milyon olunca gidip noterden mazbatamızı alacağız” derdi. Tabanını üye sayısını sürekli arttırmakla motive ederdi. Bu yöntem bu hareketin içinden çıkmış 3 ayrı partide halen geçerlidir.

Bir dönem dramatik olmasa da üye kaybeden ancak tekrar üye kazanmaya başlayan iktidar partisi AKP’nin güncel üye sayısı 11 milyon 543 bin 301. Bu sayı toplam seçmen sayısının da 6’da birine denk geliyor. Bazı üyelerin kendisinden habersizce yapıldığını da biliyoruz. Ama bu, tartışma yaratacak düzeyde değil. Üye kampanyası başlatan CHP’nin güncel üye sayısı ise 1 milyon........

© Kısa Dalga