Dijital uyuşturucu KKTC’yi ele mi geçiriyor? Kara para, yasa dışı bahis ve sessizliğin bedeli!
MERT MAPOLAR’IN KÖŞE YAZISINI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ
Son yıllarda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, en fazla konuşulan, en fazla tartışılan, ancak belki de en az derinlemesine ele alınan konuların başında kara para, yasa dışı bahis, sanal kumar ve bunların siyaset, ekonomi ve toplum üzerindeki etkileri gelmektedir. Özellikle son dönemde, basında yer alan haberler, köşe yazıları, operasyon dosyaları ve kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar, meselenin artık münferit birkaç olayın çok ötesine geçtiğini düşündürmektedir.
Asıl dikkat çekici olan ise iddiaların büyüklüğü kadar toplumun önemli bir bölümünün de bu büyüklüğü algılamakta zorlanmasıdır.
Çünkü insan zihni milyonları anlayabilir. Yüz milyonları da anlayabilir. Ancak milyarlarca dolarlık para trafiği söz konusu olduğunda, algı mekanizması zorlanmaya başlar. Bir ülkede aylık milyarlarca dolarlık para hareketlerinden, yıllık onlarca milyar dolarlık yasa dışı ekonomik hacimlerden söz edildiğinde, rakamlar soyutlaşır. İşte tam da bu nedenle, birçok insan konunun önemini tam olarak kavrayamamaktadır.
Oysa mesele sadece para değildir. Mesele devlet kapasitesidir. Mesele hukuk devletidir. Mesele gençlerin geleceğidir. Mesele ulusal güvenliktir. Mesele ülkenin uluslararası itibarıdır.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde yasa dışı bahis artık sıradan bir mali suç olarak görülmemektedir. Çünkü yasa dışı bahis ağları sadece kumar oynatmaz. Aynı zamanda kara para aklama, siber suçlar, kimlik hırsızlığı, veri ticareti, finansal manipülasyon, kripto para transferleri ve organize suç ağlarıyla iç içe geçmiş yapılara dönüşebilmektedir.
Bu nedenle yasa dışı bahis için kullanılabilecek en doğru benzetmelerden biri belki de “dijital uyuşturucu” benzetmesidir.
Uyuşturucu nasıl bireyi bağımlı hale getiriyor, ailesini çökertiyor, ekonomik ve psikolojik yıkıma neden oluyorsa, yasa dışı bahis de benzer bir etki üretmektedir.
Aradaki temel fark şudur:
Uyuşturucu fiziksel bedeni hedef alırken, yasa dışı bahis dijital ortam üzerinden zihni, davranışları ve ekonomik yaşamı hedef almaktadır.
Bu nedenle yasa dışı bahis sadece bir kumar problemi değil, aynı zamanda bir halk sağlığı, toplum güvenliği ve ulusal güvenlik problemidir.
Basına yansıyan iddialarda, KKTC merkezli olduğu öne sürülen bazı yapıların Türkiye ve farklı ülkelerle bağlantılı büyük yasa dışı bahis ağları içerisinde yer aldığı ileri sürülmektedir. Ortaya çıkan haberlerde, bazı operasyonlar, bazı şirketler, bazı iş insanları ve çeşitli finansal ağlarla ilgili ciddi suçlamalar bulunmaktadır. Ancak bu noktada önemli olan, belirli kişilerden ziyade, ortaya çıkan genel tablodur. Çünkü isimler değişebilir, fakat sistem değişmediği sürece sorun devam eder.
Sorulması gereken esas soru şudur:
Bu kadar çok iddia neden ortaya çıkıyor?
Eğer iddialar tamamen asılsız ise, neden kapsamlı ve şeffaf soruşturmalarla kamuoyu tatmin edilmiyor?
Eğer iddiaların bir kısmı doğruysa, neden daha güçlü önlemler alınmıyor?
Eğer devlet kurumları gerekli çalışmaları yapıyorsa, neden toplum bunları yeterince göremiyor?
Ve belki de en kritik soru:
Neden bu konuda toplumun beklediği ölçüde güçlü bir siyasi irade görüntüsü oluşmuyor?
Bu sorular yalnızca hükümetlere değil, muhalefete, sivil topluma, iş dünyasına, üniversitelere ve medyaya da yöneltilmelidir.
Çünkü kara para ekonomisi hiçbir zaman yalnızca suç örgütlerinden oluşmaz.
Kara para ekonomileri zamanla emlak piyasasına girer.
İnşaat sektörüne girer.
Otelcilik sektörüne girer.
Finans sistemine girer.
Reklam sektörüne girer.
Spor kulüplerine girer.
Ve en sonunda toplumun normal kabul ettiği bir ekonomik düzene dönüşmeye başlar.
Bununla birlikte, kamuoyuna yansıyan çeşitli iddia........
