menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siz olsaydınız ne yapardınız?

20 0
25.02.2026

Başbakan Üstel fazlasıyla eleştirilse de yaptığı açıklamada gerçeklik payı var;

Türkiye ne getirirse imzalayacağım…

Fiber optik işi artık karara bağlanmış ve bitmiştir!

Hükümet bu konuda Ankara’ya verdiği sözü tutmuş sınıfı geçmiştir…

Ancak bu da demektir ki sırada Başbakanın önüne başka şeyler de gelecektir!

Limanların özelleştirilme kararı yine Ankara’da geçen yıllarda alınmıştı…

G.Mağusa ve Girne limanlarından bahsediyoruz!

Öncelik sırası bunlarda…

Yeni sahibinin kim olduğu da belli olmuş!

Türkiye isteyecek ve hükümet stratejik önemi çok olan buraları da yakında devredecektir…

Biz beceremeyince özel sektör becerecek biz de sadece bakacağız!

Limanlar konusunda gerçekten sınıfta kaldık…

Millet aya giderken biz de yaya!

Deniz altından kablo ile elektrik konusu AB’ye takıldı…

Oysa bizim ve Ankara hükümeti bundan 3 yıl kadar önce el sıkışmış projeyi AKSA’ya verme kararı alınmıştı!

Hatta el sıkışıldığı gün AKSA’nın patronu Cemil Kazancı da orada ihalesiz bir projeyi kapmanın mutluluğunu yaşıyordu…

Ama Ankara hükümeti ile içli dışlı olan AKSA bir şekilde mutlu edilmeliydi…

Tam da özelleştirmeler hız kazanmışken!

Şimdi sırada Kıb-Tek var…

Yolsuzluğun, hırsızlığın yiyip bitirdiği yine stratejik bir devlet kurumu!

Onca Sayıştay raporuna rağmen suçlulardan hesap sorulmayan meseleler…

Perde gerisinde kurumun özelleştirilmesi için girişimler başladı bile!

Hele limanlar bir özelleştirilsin sıra buraya gelecek…

Başbakan her ne kadar eleştirilse de haklı yönleri de yok değil…

Türkiye önümüze ne getirirse!

Bu bile bundan böyle artık kontrolün bizde olmadığı, olmayacağı yönünde verilen mesajlardır…

Bir ara Türkiye’de ne varsa bizde de olacaktı!

Şimdi Türkiye ne isterse burada da o alacak…

Aksi de mümkün değil!

Bu konuda elbette milletin hükümeti eleştirme hakkı vardır…

Fikir özgürlüğü varsa elbette!

Ama bir de tersten bakıp empati yapmak gerek…

Eğer hükümetin başında siz olsaydınız ne yapardınız?

Yoksa siyah bayrak açıp savaş mı ilan ederdiniz!

Kimin böyle bir şansı var ki…

Yıllarca rahata alıştık ve tabi ki alıştırıldık!

Verilen fırsatları değerlendiremedik, hazırcılık işimize geldi…

Tabi ki Türkiye’den ne gelirse imzalayıp kaderimize razı olacağız!

Hoş biz biraz da kendi kaderimizi yine kendimiz belirledik…

Siz atıp tutanlara bakmayın şimdi…

Bir vekilimiz diyor ki;

İpi başkasının elinde olan kişiye başbakan mı denir, diye…

Bütün mesele de burada zaten!

Biz ipleri çoktan vermişiz bir kere…

Bu konuda bir soru da biz yöneltelim;

Cumhurbaşkanının ipleri kimin elinde…

Kendisinin karar üretme şansı var mı?

Hele de Kıbrıs sorunu gibi hayati önem taşıyan bir konuda!

Eğri oturup doğru konuşmak gerek…

Kıbrıs Türkü kendi ayaklarının üzerinde duramadığı süre ipler hep Ankara’nın elinde olacaktır!

Dünyada yaşanan son gelişmeler bile buna muhtaç olduğumuzun en bariz göstergesidir…

Sahi siz Cumhurbaşkanı ya da Başbakan olsanız ne yapardınız?

Aynanın karşısına geçip cevap verelim lütfen!

Lefkoşa Ortaköy’de Şehit Hasan Yalçın sokakta oturan bazı vatandaş geldi yanımıza…

Ellerinde de bir fotoğraf!

Gitti gidiyor koymuşlar adını…

50 derece kadar eğilmiş kaderini bekliyor…

Mahalle halkı bekleyen tehlike karşısında LTB’ye defalarca gitmişler ama sonuç alamamışlar!

Bizden ricacı oldular…

Biz de sesleri olalım istedik!


© Kıbrıs Postası