menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ‘yetim maaşı’ çıkmazı ve bürokrasinin soğuk yüzü

13 0
27.07.2026

​Sosyal devletin en temel vaadi, vatandaşının zor gününde yanında olmak, özellikle de tutunacak dalı kalmamış yetimin ve dulun hakkını korumaktır. Ancak bazen mevzuat bahanesiyle alınan hatalı kararlar, korumakla yükümlü olduğu insanları öyle bir çarkın içine iter ki; niyet korumak da olsa sonuç tam anlamıyla bir mağduriyete dönüşür. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşanan ve duyduğumuzda "Bu kadar da olmaz" dedirten bir uygulama, tam olarak bu bürokratik akıl tutulmasının özeti niteliğindedir.

Hikaye tanıdık ve bir o kadar da üzücü: Hayatını kaybeden sigortalı bir babanın ardından, geride kalan eşine dulluk, henüz 3 yaşındaki evladına ise yetimlik maaşı bağlanır. Buraya kadar her şey sosyal güvenlik sisteminin doğasına ve vicdana uygundur. Küçük çocuğun hakkı olan para her ay düzenli olarak adına açılan banka hesabına yatırılır. Ancak tuhaflık ve mağduriyet tam da bu noktada başlar.​Çocuğun kanuni vasisi, onu doğuran, büyüten ve her türlü bakımını üstlenen öz annesidir. Fakat idarenin, geçmişte Savcılıktan aldığı bir görüşe dayanarak başlattığı tamamen keyfi ve açık bir yasal dayanağı dahi bulunmayan bu inisiyatif yüzünden anne, bankada kendi evladı adına biriken parayı çekememektedir. Kurumun yürüttüğü bu uygulama der ki: "Çocuğun maaşı 18 yaşına kadar bankada tutulacak." Eğer anne, çocuğunun beslenmesi,........

© Kıbrıs Postası