BAŞKASINA İYİLİK YAPARKEN KENDİNE KÖTÜLÜK YAPMADIĞINDAN EMİN OL!
İyi insan olmak, kendini sürekli başkaları için feda etmek midir?
Birinin yükünü hafifletmek için kendi yükünü artırıyor, herkesin yanında olmak için kendini yalnız bırakıyor ve yardım ederken içten içe tükeniyorsan, yaptığın şey gerçekten iyilik mi?
Toplum bize yardım etmeyi, anlayışlı olmayı ve ihtiyaç duyulduğunda geri adım atmadan destek vermeyi öğretir. Ancak çoğu zaman şu soruyu sormayı unuturuz: Başkalarına yetişmeye çalışırken kendimize ne oluyor?
Çünkü insan, kendini tüketerek uzun süre iyilik yapamaz. Bir noktadan sonra verdiği destek; kırgınlığa, öfkeye ve karşılık görme beklentisine dönüşür. Gerçek iyilik, kendini yok saymak değil; hem başkasının ihtiyacını hem de kendi sınırlarını görebilmektir.
Yardım edecek yeriniz var mı?
Yardım etmek yalnızca iyi niyet değil, duygusal kapasite de ister. Bir insanın acısına gerçekten yaklaşabilmek için zihinde ona yer, kalpte ona alan, bedende ise onu taşıyabilecek güç bulunması gerekir. Bazen insanın kendi içi öylesine doludur ki başka bir duygunun sığabileceği tek bir boşluk bile kalmaz.
Tam da böyle bir anda biri gelir ve yardım ister. Anlattıkları ağırdır. Oysa o gün bunları kapsayacak kapasiteniz yoktur. Dinlemek, karışmak ya da sorumluluk almak istemeyebilirsiniz. Belki yalnızca sessiz kalmaya ve kendi içinize dönmeye ihtiyacınız vardır.
Ama “Hayır”........
