Şarap ve demokrasi güçlü bir bağa sahip
KIBRIS gazetesinden Hasan Hastürer, Gastronomi ve Şarap Turizmi Uzmanı, Akademisyen Cem Tilki ile şarabı konuştu:
Gate Wine House, Bilbay Eminoğlu’nun Lefkoşa’ya Mağusa Kapısı sınırına sıfır mesafede yarattığı, bir şarap adresi.
Davet etti, “Hasan Hocam gel, bir gör” dedi. Giderken hayal ettiğimle bulduğumun arasında artı yönde çok büyük fark. Bunu kendisine de söyledi. Gate Wine House’da Gastronomi ve Şarap Turizmi Uzmanı, Akademisyen Cem Tilki ile tanıştım.
Kariyeri boyunca Londra başta olmak üzere Avrupa’nın önemli merkezlerinde şarap ithalatçısı firmalarda (wineshop) yöneticiliği ve ticaret müdürlüğü gibi kritik roller üstlenmiş. Özellikle İtalya’nın Toskana bölgesinde bağ bozumu ve Chianti şarap üretim süreçlerinde uygulamalı çalışmalar yürütmüş; İtalya, Fransa ve Londra’da düzenlenen farklı ülkelerin düzenlediği prestijli Wine Master Class programlarına katılarak tadım ve üretim teknikleri konusundaki uzmanlığını derinleştirmiş…
Bilbay Eminoğlu’na bu yatırımında danışmanlık hizmeti veriyor.
Fırsat bulmuşken sohbet ettik. Ben sordum Cem Tilki yanıtladı.
H.HASTÜRER: Kıbrıs ve Şarap birbirini ne kadar tamamlar?
C.TİLKİ: Aslında %100 tamamlar diyebilirim. İklim, toprak yapısı, yerel üzüm çeşitleri… hepsi şarap için son derece uygun. Ama burada özellikle altını çizmek gerekir ki Kıbrıs adasında Limassol, Troodos ve Baf bölgeleri; iklimsel özellikleri, rakım farklılıkları ve toprak yapıları açısından şaraplık bağ kurulumları için çok elverişli bölgeler. Bu bölgelerdeki yükseklik farkları ve mikroklima çeşitliliği, üzümlerin karakterini doğrudan etkileyerek çok kaliteli şarap üretimine olanak sağlıyor.
Kıbrıs’ta sadece uygun bir doğa yok, aynı zamanda bu doğaya çok iyi adapte olmuş özgün üzüm çeşitleri var. Bu da Kıbrıs’ı şarap açısından gerçekten çok özel bir konuma taşıyor.
H.HASTÜRER: Şarap kültürü neden vardır?
C.TİLKİ: Şarap sadece tüketilen bir ürün değil, ritüelleri, servis şekli, saklama koşulları ve yemekle olan güçlü bağıyla başlı başına bir deneyimdir. Temelinde ise binlerce yıllık tarih ve süreklilik vardır; Kıbrıs örneğinde olduğu gibi 5000 yıllık bir mirastan bahsediyoruz. Şarap kültürü; doğru bardak kullanımı, dünya şarap bölgeleri ve stilleri hakkında bilgi sahibi olmak ve yemek eşleşmelerini anlamak gibi somut bilgi ve becerileri de içerir. Bu nedenle şarap kültürü sadece içmek değil, anlamak, deneyimlemek ve yaşam tarzının bir parçası haline getirmek demektir.
H.HASTÜRER: Sosyo-ekonomik düzey ve şarap nasıl bağdaşır?
C.TİLKİ: Eskiden şarap daha çok elit ve yüksek gelir grubuna ait bir içecek olarak görülse de günümüzde bu algı önemli ölçüde değişmiştir. Şarap artık farklı fiyat segmentleriyle daha geniş kitlelere ulaşırken, tüketim yalnızca gelir düzeyiyle değil; eğitim, kültürel birikim ve yaşam tarzıyla da ilişkilidir.
Şarapta “zengin-fakir” ayrımından çok “pahalı-ucuz” ayrımı vardır ve bu da çoğu zaman üretim koşulları, marka algısı ve pazarlamayla şekillenir.
H.HASTÜRER: Akdeniz çanağında Türkiye ve İslam ülkeleri hariç, şarabın izleri oldukça geriye gider ve Kıbrıs da böyle bir yerdir. Zaman içerisinde Kıbrıs şarapları neden evrensel bir marka olmadı?
C.TİLKİ: Kıbrıs’ın şarap geçmişi yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanıyor ve bu anlamda ada, eski dünya şarapçılığının önemli merkezlerinden biri. Ancak bu güçlü mirasa rağmen evrensel bir marka haline gelememesinin temelinde tarihsel ve politik süreçler yer alıyor. Özellikle adanın bölünmüş yapısı ve 1974 sonrasında kuzeyde şarap üretimi ve kültürünün bir süre geri planda kalması, sektörün bütüncül şekilde gelişmesini zorlaştırdı. Bunun yanında üretimin genelde küçük ve orta ölçekli olması, sürdürülebilir hacim ve güçlü bir dağıtım ağı oluşturulmasını da sınırladı.
H.HASTÜRER: Şarap tüketimi bir alışkanlık mı?
C.TİLKİ: Günümüzde şarap tüketimi sadece bir alışkanlık değil, bilinçli bir tercih ve deneyim haline gelmiştir. İnsanlar şarabın kökenini, üretimini ve karakterini öğrenmek isterken; tadımlar, bağ ziyaretleri ve yemek eşleşmeleriyle bu deneyimi derinleştirir. Bu nedenle şarap tüketimi, alışkanlıktan başlayıp zamanla bilgi ve deneyimle gelişen bir yaşam biçimi olarak değerlendirilmelidir.
H.HASTÜRER: Kıbrıs Türk toplumunda şarap kültürü ne boyuttadır?
C.TİLKİ: Kıbrıs Türk toplumunda şarap kültürü aslında var olan ama uzun yıllar boyunca yeterince gelişememiş bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, 1974 sonrasında yaşanan sosyo-politik süreçler ve buna bağlı olarak şarap üretimi ile tüketiminin bir dönem geri planda kalmasıdır.
Son yıllarda bu durumun hızla değiştiğini görüyoruz. Özellikle eğitimler, tadım etkinlikleri, gastronomi odaklı organizasyonlar ve şarap turizmine olan ilginin artmasıyla birlikte toplumda şarap konusunda ciddi bir farkındalık oluşmaya başladı. Wine Travellers Club gibi oluşumların da bu sürece önemli katkı sağladığını düşünüyorum. Bunun yanında Lefkoşa Çağlayan’da gazeteci ve girişimci Bilbay Eminoğlu’nun hayata geçirdiği Gate Wine House gibi işletmelerin de şarap kültürünün gelişmesi açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu tür girişimler, doğru sunum, doğru ürün seçimi ve bilinçli tüketim anlayışıyla sektöre örnek teşkil ederek Kıbrıs’ta şarap kültürünün daha sağlam bir zemine oturmasına katkı sağlayacaktır.
H.HASTÜRER: Şarap ve turizm…
C.TİLKİ: Şarap ve turizm aslında birbirini en iyi tamamlayan alanlardan biri. Hatta günümüzde turizmin en hızlı gelişen segmentlerinden biri şarap turizmi diyebiliriz.
Şarap turizmi Kıbrıs için sadece bir alternatif turizm türü değil, aynı zamanda ülkenin marka değerini artırabilecek stratejik bir fırsattır. Doğru planlama ve doğru hikâye anlatımıyla Kıbrıs, dünya şarap turizmi haritasında çok güçlü bir yer edinebilir.
H.HASTÜRER: Şarap ve demokrasi…
C.TİLKİ: Şarap ve demokrasi doğrudan ilişkili görünmese de aslında güçlü bir bağa sahiptir; çünkü şarap, tarih boyunca paylaşımı, iletişimi ve birlikte olmayı temsil eder. Aynı masa etrafında insanların bir araya gelmesi, fikirlerini özgürce ifade etmesi ve deneyimlerini paylaşması, demokratik kültürün temel unsurlarıyla örtüşür. Günümüzde şarabın daha erişilebilir hale gelmesiyle birlikte bu paylaşım kültürü daha geniş kitlelere yayılmakta ve şarap, yarattığı sosyal etkileşim sayesinde daha açık, katılımcı ve iletişime dayalı bir toplum yapısını destekleyen kültürel bir unsur olarak öne çıkmaktadır.
H.HASTÜRER: Yerli Kıbrıs şaraplarının üretim kalitesini nasıl bulursunuz?
C.TİLKİ: Oldukça yüksek ve her geçen gün daha da gelişen bir seviyede. Özellikle Güney Kıbrıs’ta Baf, Limasol ve Troodos şarap bölgeleri; iklim, rakım ve toprak avantajları sayesinde çok güçlü bir üretim altyapısı sunuyor.
Bu bölgelerde Kıbrıs’ın yerli üzüm çeşitlerinden üretilen şaraplar, hem teknik bilgi hem de modern üretim desteğiyle, dünya kalitesinde köpüklü, sek, tatlı ve likör şarap stillerinde başarıyla ortaya konuyor.
